KATEGORİ


Tarih

Osmanlı Modernleşmesinde Tereddüt ve Teceddüt Yılları (1768-1908)
%30

Fatih YeşilYüksel Çelik

Osmanlı Modernleşmesinde Tereddüt ve Teceddüt Yılları (1768-1908)

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “İnsanlık tarihini salt Batı medeniyetini merkeze alarak değerlendiren ve oluşturduğu akademik tekellerle modernleşme sürecini temellük eden, bu sürece entegrasyonda geciken devlet ve toplumları ötekileştirip az gelişmiş yapılar ya da bağımlı değişkenler kategorisinde yargılayan anlayış, artık geçerliliğini yitirmiştir. Bu bağlamda Batı eksenli ve Avro-Amerikan merkezci tekçi-tekelci modernleşme paradigması doğrultusunda Osmanlı devlet aklını, bürokratik birikimini, iç dinamiklerini, değişimin-dönüşümün tabii bir ihtiyaç olduğunu ve özellikle dış dünyaya entegre olma konusundaki çabalarını göz ardı ederek kaleme alınmış siyasi-sosyal tarih anlatılarının artık pek de anlamlı olmadığı üzerinde geniş bir mutabakat mevcuttur.” Bu çalışma Devlet-i Aliyye’nin gölgesinin uzadığı, eski kudretinden hızla uzaklaştığı ve zevâle yaklaştığı yılların hikayesidir. Çalışmanın temel hedefi, malumu ilamdan ziyade Devlet-i Aliyye’nin 1768-1908 yılları arasındaki modernleşme çabalarını diğer bir ifadeyle teceddüt (reform, ıslahat, yenilik) azminin giderek güçlendiği fakat tereddütlerini de tam anlamıyla gideremediği devrin siyasi tarihini çok yönlü olarak değerlendirmektir. XVIII. yüzyılda yaşanan Aydınlanma, Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilâli, mikro ölçekte idari zihniyetin, rejim biçimlerinin, sosyal yapının, kentleşmenin, fert-devlet ve üretim-tüketim ilişkilerinin; makro ölçekte ise devletlerarası münasebetlerin çerçevesinin yeniden belirlenmesini zorunlu kılmıştır. XIX. yüzyılın siyasi-sosyal mecrasını belirleyen bu süreç, küresel ölçekteki radikal değişimleri tercihten ziyade zarurete dönüştürmüştür. XIX. yüzyıl Osmanlı tarihini ‘az gelişmişlik’ parantezine alarak ve küresel çaptaki değişim ve dönüşümü göz ardı ederek bu süreci Osmanlıların zafiyeti perspektifinden değerlendirmek, Batı-merkezci modernleşme paradigmasının aşırı parlatıldığı döneme mahsus, sorunlu bir yaklaşımdır. Osmanlı dünyasındaki sınaî, kültürel, sanatsal ve sosyal gelişmeleri dışarıda bırakan, salt siyasi olayların ve özellikle de savaşların sonuçları esas alınarak yapılan periodizasyonun da gerçekçi olmadığı ve birçok soruyu cevaplamakta yetersiz kaldığı açıktır. XVIII. ve XIX. yüzyıl Osmanlı tarihi, her alanda kabuk değiştiren, Kānûn-ı kadîm ile sembolize edilen idari zihniyetini, geleneksel kurumlarını ve sosyal yapısını zamanın ruhu doğrultusunda dönüştüren büyük bir imparatorluğun ‘en uzun yüzyılı’nın sancılı hikayesidir. Osmanlı Modernleşmesinde Tereddüt ve Teceddüt Yılları (1768-1908), çoklu modernleşme süreçlerinin mevcudiyeti, her devlet ve toplumun farklı iç dinamiklerinin bulunduğu ve değişim-dönüşümün evrensel bir olgu olduğu gerçeğinden hareketle, Devlet-i Aliyye’nin yaklaşık 150 yıllık ayakta kalma mücadelesini ve modernleşme çabalarını diğer bir ifadeyle ‘tereddüt ve teceddüt yıllarını’ ele alıyor.

315,00 ₺ 450,00 ₺

Kuzey Kafkasya Halkları
%30

Kuzey Kafkasya Halkları

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadası’ndan Hazar’ın batısındaki Apşeron Yarımadası’na kadar uzanan dağ silsilesi, Kafkas Dağları olarak adlandırılır. Coğrafi ve siyasi bakımdan kuzey ve güney olmak üzere iki ana bölgeye ayrılan Kafkasya’nın güneyinde Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan; kuzeyinde ise günümüzde Rusya Federasyonu sınırları içinde yer alan yedi özerk cumhuriyet bulunmaktadır. Sarp dağlar, derin vadiler ve geniş düzlüklerle şekillenen bu geniş coğrafya, tarih boyunca çok sayıda etnik grubun ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; farklı diller konuşan topluluklar arasında coğrafi şartların da etkisiyle belirgin ayrışmalar ve özgün kültürel yapılar oluşmuştur. Öte yandan sosyal, siyasi ve ekonomik hareketlilik, halklar arasında etnik ve kültürel etkileşimi artırmış, zamanla benzer sosyokültürel yapıların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Zengin tarihî birikimi ve çok dilliliğiyle dikkat çeken Kuzey Kafkasya’da Abhazlar, Çerkezler, Lezgiler, Avarlar, Darginler, Laklar, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Kumuklar, Karaçay-Malkarlar, Nogaylar, Kalmuklar, Dağ Yahudileri ve daha pek çok halk bir arada yaşamaktadır. Alanında uzman araştırmacıların Kuzey Kafkasya halklarını ele aldığı makalelerden oluşan elinizdeki bu kitap; bölgeyi yalnızca siyasi tarih ekseninde değil, coğrafi koşulların toplumsal yapıya etkisinden kültürel ve kimlik inşasına, demografik dinamiklerden ekonomik yapılara, dil ve etnisite ilişkilerinden güncel sorunlara kadar uzanan geniş ve disiplinler arası bir perspektifle incelemektedir.

434,00 ₺ 620,00 ₺

İngiliz Sanayi Devrimi
%30

Robert C. Allen

İngiliz Sanayi Devrimi

Çevirmen: Ramiz Üzümçeker

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Modern kültür Sanayi Devrimi’ni destekledi, ama onu ortaya çıkarmak için yeterli değildi. Kapitalizm, asgari hükûmet ya da Bilim Devrimi gibi modern kültürün de açıklama gücü bakımından ölümcül bir zayıflığı vardır. Bu gelişmelerin her biri Sanayi Devrimi’nin gerekli koşulları olabilirdi, ama yeterli değildiler. Doğru kurumlara sahip olmak, doğa bilgisini genişletmek ve insanlara ampirik bir zihniyet kazandırmak teknolojinin arzını arttırabilirdi, ama yeni tekniklere talep olmasa tüm bunların icatlar üzerindeki etkisi çok az olurdu. Modern tarihin en dikkat çekici sorularından biri: Sanayi devrimi neden 18. yüzyılda, Britanya’da gerçekleşti de Avrupa veya Asya’nın başka yerlerinde gerçekleşmedi? Robert C. Allen, Britanya sanayi devriminin 17. ve 18. yüzyılların küresel ekonomisinde gelişen ve değişen şartlara başarılı bir yanıt olduğunu savunuyor. Britanya’da ücretlerin yüksek, sermaye ve enerji maliyetlerinin ise Avrupa ve Asya’daki diğer ülkelere kıyasla ucuz olduğunu gösteriyor. Bu hususi şartlar, sanayi devriminin çığır açan teknolojilerini icat etmek için motivasyon oluşturmuştu. Buhar makinesi, pamuk fabrikası ve metal üretiminde odun yerine kömürün kullanılması ücretlerin yüksek olduğu Britanya’da benzersiz bir kârlılık sağladı. Öte yandan sanayi öncesi İngiltere’nin yüksek ücretli ekonomisi, daha fazla insanın çıraklık eğitimini karşılayabilmesini de sağladı ve bu da sanayi gelişimini teşvik etti. İngiliz mühendisler 19. yüzyılda bu yeni teknolojileri daha uygun maliyetli hâle getirdiklerinde, sanayi devrimi tüm dünyaya yayılacaktı.

336,00 ₺ 480,00 ₺

Kavram Tarihi Çalışmaları
%30

Kavram Tarihi Çalışmaları

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Tıpkı siyaset, toplum ya da ekonomi gibi kavramların da tarihi var mıdır? Günümüzde var olan, varlıklarını ve manalarını sabit kabul ettiğimiz kavramların da tarihsel usullere uygun birer tarihleri yazılabilir mi? Kavramların tarih boyunca taşıdığı manalar nasıl, ne yönde, neden değişmiştir? Kavram Tarihi Çalışmaları, işte bu ve bunun gibi Türk tarihçiliğinde son yıllarda giderek daha çok üstüne gidilen soruların peşine düşüyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşek’in editörlüğünde hazırlanan bu kapsamlı eser, tarihsel bağlamda kavramların izini sürerek okuyucuyu derin bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor. Türk tarihçiliğindeki kavramların yanlış veya anakronik kullanımlarının neden olduğu sorunlara dikkat çekilmesiyle yola çıkan bu kitap, sadece birtakım kavramların tarihine odaklanmıyor, aynı zamanda Osmanlı ve Türk tarihinde bir kavram tarihi araştırması için muayyen bir zemin hazırlamaya çalışıyor. Tarihî olay ve olguları bugünün kavramlarıyla anlamlandırma temayülünün tarih yazımında nasıl sorunlar yarattığının bilinciyle hazırlanan bu eser, sadece sunduğu örneklerle değil, çeşitli metodolojik yaklaşımlarla da Türkçe tarih yazımı literatüründe birçok boşluğu dolduracaktır. Dört ana bölüme taksim edilen bu eser, dönem, mekân, siyaset, bilim-eğitim, devlet-bürokrasi gibi çeşitli sahalardaki 22 farklı kavramı analiz ediyor. Kavramların tarihsel, toplumsal ve ideolojik bağlamlarda nasıl evrildiği ele alınırken, okuyucuya bir kavramın basit bir kelime tanımından çok daha fazlasını ifade ettiği gösteriliyor. Bu eser, tarih yazımında kavramların önemini ve bu kavramların kullanımında gösterilmesi gereken özeni vurgulayan ve bu vurguyu canlı tutabilecek, araştırma, sorgulama ve muhakeme örnekleri sunan alanında yegâne sayılabilecek bir başvuru kaynağıdır.

483,00 ₺ 690,00 ₺

Edebiyat

Eleştiri Ve Hakikat
%30

Jonathan Kramnick

Eleştiri Ve Hakikat

Çevirmen: İrem G. Şalvarcı

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Burada gözden kaçırılan şey, okuma dediğimiz uygulamanın açıklayıcı bir yöntem olduğudur. Bu yöntem, kelimenin tam anlamıyla bir zanaattır. Ellerle yapılan veya yaratılan bir şeydir ve dikkatlilik hâli ise bir çeşit maharettir. Bu “okuma” çoğunlukla daktilo edilir ya da nadiren el yazısıyla gerçekleştirilir. Bilgi, tıpkı gözlerden zihne geldiği gibi parmaklardan ekrana ya da sayfaya da akar. Bu yüzden, yakın okumayı bir yöntem olarak anlamak için modellememizi yoğun bir bakıştan, doğrudan uygulamanın dâhil olduğu bir deneyime çevirmemiz gerekebilir. Bu yaklaşım, eleştirmenlerin hem sahip olduğu hem de ürettiği bilgi türünü daha iyi anlamamızı sağlayabilir. Yakın okuma yalnızca dikkatli bakmaktan mı ibarettir? Yoksa esas olarak parmaklardan sayfaya, bedenden dile akan yoğun bir üretim süreci midir? Doğru bilgi metnin içinde mi bekler, yoksa eleştirmenin yazma eylemiyle mi biçim kazanır? Jonathan Kramncik, bu kitapta bu sorulara yanıt ararken eleştirel bilginin özetten değil performanstan, sonuçtan değil uygulamadan, temsilden değil yaratıcı etkileşimden doğduğunu ileri sürüyor. Kramnick’e göre eleştiri, metinlere dışarıdan bakan bir refleksiyon değil, onlarla aynı dilsel ortamda, onlara dokunarak ilerleyen bir yaratıcı yazma biçimidir. Eleştiri ve Hakikat, edebiyat teorisi, hermenötik, yakın okuma ve eleştiri tarihiyle ilgilenen okurlar için yalnızca bir yöntem kitabı değil, eleştirinin ne olduğunu yeniden tanımlayan ve edebiyat eğitimi ve eleştirisinde güncel akademik sorunları da kapsayan düşünsel bir ifade alanı.

168,00 ₺ 240,00 ₺

Sonsuzluğun Büyüsü
%30

Behrouz Jalâlî Pandarî

Sonsuzluğun Büyüsü

Çevirmen: Hale Eren Estekanchi

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sonsuzluğun Büyüsü, Füruğ Ferruhzâd’ın mektuplarını, röportajlarını, kısa öykülerini, anılarını ve hakkında yazılmış birkaç makaleyi bir araya getiren özel bir seçkidir. Behrouz Jalalî Pandarî’nin titiz derlemesi, Füruğ’un yaşamına ve sanatına eşlik eden düşünsel derinliği, özgürlük arzusunu ve kadın olmanın sınırlarına sığmayan sesini gün yüzüne çıkarıyor. Bu kitap, yalnızca bir şairin iç dünyasına değil, aynı zamanda İran edebiyatının dönüşen yüzüne açılan bir pencere niteliğinde... Otuz iki yıllık kısa bir ömre sığan büyük bir varoluşun izleri, mektupların içtenliğinde, yazıların kararlılığında ve sessizce yankılanan cümlelerin sıcaklığında yeniden hayat buluyor. Sonsuzluğun Büyüsü, kendi sesini bulmak isteyen her okur için Füruğ’un kelimeleriyle yazılmış bir çağrı…

434,00 ₺ 620,00 ₺

Yeni Hayat
%30

Füruğ Ferruhzad

Yeni Hayat

Çevirmen: Melikhan Kirazoğlu

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “güneş ölmüştü ve kimse bilmiyordu o mahzun güvercinin kalplerden kaçan güvercinin adının iman olduğunu” On üç asırlık Fars edebiyatında kendine özgü bir yer edinen Füruğ Ferruhzad, geleneksel şiir anlayışına bağlı kalmakla birlikte, içerik ve biçim açısından yenilikçi bir yaklaşım sergileyerek bu gelenekten ayrılmıştır da... Klasik Fars şiirindeki aşk, onun dizelerinde farklı bir hafiflikle ve modern bir bakış açısıyla kendini gösterir. Şiirlerinde modernitenin narin ama sorgulayıcı sesi yankılanırken, fanilik, ümitsizlik ve yalnızlık gibi temalar durağan bir çerçevede kalmaz; aksine, sürekli değişen ve yeni anlamlara açılan bir hayat anlayışına dönüşür. Ferruhzad’ın sağlığında yayımlanan son şiir kitabı Yeni Hayat, onun bu dönüşümcü yaklaşımını en iyi yansıtan eserlerden biridir. Bu çeviri, modern İran tarihini hem kendi yaşamından hem de bir çocuğun gözünden okuyan, aşkı ve çıkmazları samimi ve sade bir dille anlatan bu büyük şairin başyapıtını, Türkçede yeniden diriltme girişimidir.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Ayaşlı ile Kiracıları
%30

Memduh Şevket Esendal

Ayaşlı ile Kiracıları

Çevirmen: Ahmet Duran Arslan

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Benim “Ayaşlı” ise bugünkü cemiyetimizin şiddetli bir tenkididir. Ah! Ne olurdu, şunu daha bir yıl yazsaydım. Memduh Şevket Esendal Ayaşlı ile Kiracıları romanı, dokuz odalı bir apartman katından sızan insanlık hâllerine odaklanıyor. Memduh Şevket’in 1934’te Vakit gazetesinde tefrika edilen bu romanı, farklı meslek grupları ve kültürlerden gelen insanların, sadece insanların değil, geçmiş yaşantıların, dönüşen hayatların da karşılaşmasına imkân veriyor. Dokuz odalı bu büyük “ev”, bir araya gelmesi mümkün olmayan insanların ve deneyimlerin karşılaşma mekânı olarak anlam kazanırken insanlık hâllerinin çeşitli cephelerini resmederek aynı zamanda erken Cumhuriyet döneminin toplumsal bir panoramasını da çiziyor. Odaların ve bireylerin hikâyesi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dönüşümlerin de izlekleriyle zenginleştiriliyor. Memduh Şevket, evden ziyade tekinsiz ve geçici bir mekân olarak çizilen apartmandaki insanların hikâyelerini anlatırken gerçeklikle olan bağını hiç yitirmiyor.

112,00 ₺ 160,00 ₺

Sanat

Batı’da ve Türkiye’de Sergicilik Tarihi
%30

Marcus Graf

Batı’da ve Türkiye’de Sergicilik Tarihi

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sanat ve kültürün, toplumsal eğitim ve modernleşme için desteklenmesi hem Avrupa hem Osmanlı-Türk sergi tarihinde büyük öneme sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu Tanzimat döneminde, 19. yüzyıl ortasından itibaren Batı’nın tekniği ve kültürüne uyum sağlamayı amaçlamıştır. Türkiye ise devlet destekleri ve sergi dizileriyle ülkede reform yapmayı, ulusal bir kültür geliştirmeyi ve gelişmiş Batılı devletler arasında yer almayı denemiştir. Bilimsel bir konu olarak ele alındığında sanat tarihi ve sanat bilimi, sanatın icrasında ve algılanışında sergi mekânına stratejik bir parça olarak önem vermek durumunda kalmıştır. Serginin kendisi, 1980’li yıllardan itibaren giderek artan biçimde Avrupa ve Kuzey Amerika’da kültür ve sanat biliminin konusu hâline gelmiştir. Günümüzde bienaller ve küratörlük mesleğinin popülerliğiyle desteklenen sergicilik araştırmaları, bilimin önemli bir bileşenine dönüşmüştür. Toplumsal hadiselerle birlikte örülen bu kültür ortamının çok katmanlı yapısını yansıtmaya çalışan bu eser, Osmanlı ve Türk sergicilik tarihinin 19. yüzyıldaki başlangıcından günümüze uzanan gelişim sürecini, Avrupa ve Kuzey Amerika sergicilik anlayışından nasıl farklılaştığını ve onlarla ne tür paralellikler gösterdiğini ele almaktadır.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Nibelung Yüzüğü 1 Ren Altını
%30

Richard Wagner

Nibelung Yüzüğü 1 Ren Altını

Çevirmen: Gürkan Başay

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Nasıl ki bir lanetle bana geldiyse, Aynı şekilde lanet olsun yüzüğe! Onun altını verdi bana ölçüsüz bir kudret, Şimdi onun sihri onu taşıyana ölüm getirsin! Hiçbir kısmetli ona sahip oldu diye sevinmesin Onun parıltısı, hiç kimseye mutluluk vermeyecektir, Kim ki onun sahibi, onun sorunu çok olacak Ve ona sahip olamayanı ise kıskançlık kemirecektir! Alman besteci Richard Wagner tarafından bir opera olarak değil müzikli bir dram olarak kurgulanan Nibelung Yüzüğü (Der Ring Des Nibelungen), konusu itibariyle J.R.R Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) romanına da ilham kaynağı olmuş eserler arasındadır. Nibelung Yüzüğü, kaynağını Yunan ve İskandinav mitolojilerinden alsa da Wagner’in felsefi eğilimlerinin yanı sıra müzik, şiir, dram ve dekorla birleşince ortaya yıllarca sahnelenecek bir opera klasiği çıkar. Yunan tragedyalarındaki baht dönüşünün, değişmez yasanın hükmünün yeniden kurgulandığı eserde kullanılan leitmotifler ve Wagner’deki Schopenhauer etkisinin sıklıkla görülebileceği alanlar bu eseri biricik kılan özellikler arasında yer alıyor. Şüphesiz ki Nibelung Yüzüğü I: Ren Altını, konusu ve biçimsel yeniliğiyle dikkat çeken, yüzlerce yıldır sahnelenen ve sahnelenmeye devam edecek olan bir klasik olma vasfını koruyor.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Saraydan Kız Kaçırma
%30

Wolfgang Amadeus Mozart

Saraydan Kız Kaçırma

Çevirmen: Murat Kaymaz

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “SELİM PAŞA Onun ıstırabı, gözyaşları, sapasağlam ayakta kalışı Anbean daha da büyülüyor kalbimi Aşkı gittikçe daha da cezbediyor beni. Hah! Kim böyle bir kalbe karşı zor kullanmak ister? Hayır Konstanze, hayır! Selim’in de bir kalbi var, Selim de bilir aşkı!” Saraydan Kız Kaçırma, repertuvar operaları dikkate alınacak olursa, Wolfgang Amadeus Mozart’ın iki Almanca operasından biridir. Eserin librettosu, Christian Friedrich Bretzner’in yazmış olduğu bir librettodan esinlenilerek Gottlieb Stephani tarafından kaleme alınmıştır. 1782 yılında, bestecisi henüz yirmi altı yaşındayken yazılan ve yine aynı yıl Viyana’da ilk defa sahnelenen eser, bizzat Mozart tarafından “Singspiel” yani şarkılı oyun olarak tanımlanmıştır. Mozart bu eserini alla Turca modası etkisiyle üretmiştir. Antonio Vivaldi’nin Bayezid operası ile Gioacchino Rossini’nin İtalya’da Bir Türk ve II. Mehmet operaları bu modanın en meşhur örneklerindendir. Ne var ki Mozart’ın ortaya koyduğu yaklaşım sadece alla Turca modasıyla açıklanamaz. Zira besteci bu eserinde alla Turca’nın klasik oryantalist bakışının ötesinde bir yaklaşım ortaya koymuştur. Selim Paşa’nın sarayında geçen bir firar hikâyesini resmeden Saraydan Kız Kaçırma okura aşk, intikam ve merhamet hakkında çarpıcı sahneler ve şaşırtıcı bir final vadediyor.

140,00 ₺ 200,00 ₺

İspanyol Ulusal Sineması
%30

Nuria Triana-Toribio

İspanyol Ulusal Sineması

Çevirmen: Fatma Büşra Çalış

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Bir ulus, kendiyle ilgili anlattığı hikâyeler olmadan bir hiçtir. İspanyol Ulusal Sineması’nda Núria Triana-Toribio, filmlerle anlatılan hikâyelerin bir kısmını ve aynı zamanda ulusun oluşumuna katkı sağlayacak yeni hikâyeler sunması için İspanyol sinemasından talep edilenleri inceliyor. Ayrıca, salt “önemli anlara” odaklanan ulusal sinema incelemelerine karşı çıkarken, yönetmenlerin “İspanyolluğu” gibi İspanyol sinemasının değişen ulusal niteliklerini irdeliyor. Núria Triana-Toribio’nun kavrayışlı çalışması, “ulus” ve “ulusal sinema” kavramlarını İspanyol sineması özelinde tarihsel ve kuramsal boyutlarıyla ele alıyor. Eser, “İspanyol sineması diye bir şey var mı?” sorusundan yola çıkarak filmlerin Franco rejiminde ve 1970’lerde İspanya’ya demokrasi geldikten sonra ne şekilde ulusal bir kültür endüstrisi işlevi gördüğünün izini sürüyor. Bir yandan Almodóvar ve Medem gibi uluslararası üne kavuşmuş “yüksek sanat” yönetmenlerinin eserlerini ele alırken, öte yandan esasen ulusal bağlamda başarı kazanmış popüler sinemaya odaklanıyor. Kitapta önemli yer tutan españolada gibi kavramlar Türkiye’deki “Yeşilçam sineması” tartışmalarıyla paralellikler sunarken, Franco rejimi sonrası Nuevo Cine Español’un doğuşu da 1990 sonrası Türk sinemasındaki arayışları akla getiriyor. Yalnızca İspanyol sinemasına dair bir inceleme olmanın ötesine geçen bu değerli eser, sinema ve İspanyol ulusal kimliği arasındaki karmaşık ve değişken ilişkiye ışık tutarak “ulusal sinema” düşüncesini farklı bağlamlarda yeniden anlamlandırmak isteyen okurlar için de verimli bir karşılaştırmalı zemin sunuyor.

294,00 ₺ 420,00 ₺

İktisat

Borsa
%30

Max Weber

Borsa

Çevirmen: Gürkan Başay

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Borsa günümüzde millî ekonomilerin düzenleyicisi ve organizatörü olmaya başlamıştır ve ağırlığı gitgide artmaktadır, üstelik bugünkü toplumsal düzen buna benzer bir biçimde var olmaya devam edecekse, böyle olmak zorundadır da.” Max Weber elinizdeki metni 20. yüzyılın eşiğinde, dünyada ticari küreselleşmenin zirvesine ulaştığı bir dönemde kaleme almıştır. Weber’e göre borsa bu ticari hareketliliği mümkün kılan en önemli araçlardan biridir. Weber bir yandan sarih bir şekilde borsanın işlevlerini açıklarken diğer taraftan da borsaya dair soru işaretlerini gidermeye çalışır. Metin Almanya’nın söz konusu dönemde dünya çapında bir iktisadi güç olma sancılarına ve aynı zamanda Alman toplumu içindeki sınıf çelişkilerine dair de ipuçları içerir. Weber’in söz konusu hususlara dair yaptığı yorumlar onun toplum ile iktisat arasındaki ilişkiye bakışını net olarak gösterir. Bu çerçevede Borsa’yı, takip eden yıllarda Weber’i önemli bir sosyolog olarak sahneye çıkaracak diğer metinlerine temel teşkil eden çalışmalardan biri olarak okumak mümkündür. M. Fazıl Baş’ın kitabın ortaya çıkış bağlamına dair etraflı sunuş yazısı ile yayımladığımız Borsa, Türkçedeki Weber literatürüne önemli bir katkı olarak karşımızda.

126,00 ₺ 180,00 ₺

Osmanlı İstanbulu’nda Sarraflar
%30

Hüseyin AlŞevket Kamil Akar

Osmanlı İstanbulu’nda Sarraflar

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Osmanlı para ve finans tarihinin en önemli aktörlerinden biri kuşkusuz sarraflardır. Bu konuda çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen, birkaç nitelikli istisna dışında, sarrafların Osmanlı finans sisteminde üstlendikleri rollerin önemiyle orantılı biçimde ele alınmadığı görülmektedir. Gerek popüler tarih anlatılarında gerekse akademik çalışmalarda, mesleğin teknik ve kurumsal boyutlarına yeterince hâkim olunmadan yapılan değerlendirmeler, sarraf figürünü indirgemeci bir stereotipe dönüştürmüştür. Anakronizme dayalı ve ideolojik yaklaşımların hâkim olduğu bu literatür, sağlam temellere oturtulmadan inşa edilen bir yapının hızla yükselmesine benzemektedir. 18. yüzyıldan itibaren giderek artan bir öneme sahip olan İstanbul sarrafları, Tanzimat Fermanı ile iltizam sisteminin kaldırılması sonrasında derin bir sarsıntı yaşamış; bu süreci atlatamayarak yerlerini dış ticaret dünyasından doğan Galata bankerlerine bırakmışlardır. Ancak bankerlerin 19. yüzyılın ikinci yarısına ait arşiv belgelerinde ve dönemin basınında sıklıkla “Galata sarrafları” olarak anılması, bu iki grubun aynı meslek zümresine mensup olduğu yönünde yanıltıcı bir algı yaratmıştır. Bu algı ise, zaten sorunlu temeller üzerine kurulu olan anlatının, farklı bir çatıyla örtülmesiyle sonuçlanmıştır. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Osmanlı İstanbulu’nda Sarraflar adıyla yayımlanan bu çalışma, yanlış temel üzerine kurulan binayı yeniden dönüşüme sokarak sarraf literatürünü sağlam temeller üzerine inşa etmeyi, daha özelinde İstanbul sarraflarının kimler olduğunu açık bir şekilde ortaya koymayı hedeflemektedir.

392,00 ₺ 560,00 ₺

Sürdürülebilirlik ve Ekonomi ESG Çerçevesinde Finansal Uygulamalar
%30

Feyzullah Yetgin

Sürdürülebilirlik ve Ekonomi ESG Çerçevesinde Finansal Uygulamalar

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sürdürülebilirlik ve ESG kavramlarına dair artan farkındalığın ve bu alandaki yenilikçi yaklaşımların, sadece çevresel risklerin yönetilmesine değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik dengeyi sağlamaya yönelik stratejik bir hamle olduğunu bir kez daha vurgulanmalıdır. Geleceğin belirsizliklerle dolu dinamik ortamında, doğal kaynakların korunması, sosyal adaletin ve şeffaf yönetişimin sağlanması yönündeki adımların, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde ortak irade ve çaba gerektirmektedir. Küresel ekonomi, çevresel krizler ve toplumsal değişimlerin kesişim noktasında şekillenen çağımızda, sürdürülebilirlik ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) konuları, sadece akademik bir tartışma alanı olmanın ötesine geçerek, küresel politikaların ve şirket stratejilerinin temel taşları hâline gelmiştir. Bu çalışma, kurumlarını sürdürülebilirlik ekosistemine hazırlamak, bu alandaki finansman imkânlarından yararlanmak, güncel tartışmalardan haberdar olmak ve kurumuna stratejik bir yön vermek isteyen yöneticilere bir rehber olmayı amaçlamıştır. Çağımızın en kritik konularından olan sürdürülebilirliği ele alan Sürdürülebilirlik ve Ekonomi, ESG uygulamalarını ve bu uygulamaların iş dünyası ile hukuk alanındaki yansımalarını kapsamlı ve sistematik bir biçimde incelemektedir. Kitabın her bölümü, detaylı analizler ve güncel uygulamalara dayalı örneklemelerle desteklenmiş, okuyucuya bir bilgi temeli sunacak biçimde dizayn edilmiştir. Pratik uygulama örnekleri sunarak, sürdürülebilir finansman ve ESG konularında yetkin bir kılavuz olma özelliği taşımaktadır.

315,00 ₺ 450,00 ₺

Kapitalizm Bir Kavramın Hikayesi
%30

Michael Sonenscher

Kapitalizm Bir Kavramın Hikayesi

Çevirmen: M. Murtaza Özeren

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Kapitalizm tam olarak nedir? Bu kelime her zaman bugünkü anlama mı geliyordu ve zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdi? Bir kavramın kökenini ve tarihini bilmek, günümüzdeki siyasi ve iktisadi tartışmaları anlamak için neden önemlidir? Siyaset ve düşünce tarihçisi Michael Sonenscher, bu temel soruların izini sürerek kapitalizm kavramının soy kütüğünü araştırıyor ve kelimenin ardındaki unutulmuş hikâyeyi gün yüzüne çıkarıyor. Sonenscher, analizine kapitalizmden önce var olan ve temelini “iş bölümü” ilkesinin oluşturduğu “ticari toplum” kavramıyla başlıyor. Yazar, bu daha eski kavramın, kökenleri başlangıçta kamu borçları ve savaş finansmanı gibi bambaşka meselelere dayanan “kapitalizm” ile zamanla nasıl birleştiğini ve dönüştüğünü inceliyor. Kitap, ticari toplum tartışmalarının, sermaye mülkiyetini merkeze alan kapitalizm kavramı tarafından nasıl yutulduğunu ve bu sürecin modern iktisadi ve siyasi düşünceyi nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor Bu entelektüel yolculukta Sonenscher, Adam Smith’ten Karl Marx’a, David Ricardo’dan Louis Blanc ve Louis de Bonald gibi Fransız düşünürlerine kadar geniş bir düşünce haritasını okuyucuya sunuyor. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Kapitalizm: Bir Kavramın Hikâyesi adıyla çevirdiğimiz bu kitap, modern dünyanın en temel kavramlarından birinin nasıl oluştuğunu, dönüştüğünü ve zamanla farklı anlamları nasıl içerdiğini aktarmakdır.

196,00 ₺ 280,00 ₺

Felsefe

Locke Sözlüğü
%30

John W. Yolton

Locke Sözlüğü

Çevirmen: Gökhan Murteza

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> John W. Yolton, John Locke çalışmaları konusunda önde gelen isimlerden biri. Erken modern felsefe alanında yarım yüzyılı aşan akademik üretimiyle Yolton, Locke’un düşüncesini anakronik yorumlardan arındıran, terminolojiye dayalı yaklaşımıyla literatürde belirleyici bir konuma sahip. Elinizdeki kitap bu birikimin ürünü olarak, uzun yıllardır Locke araştırmaları için temel başvuru kaynaklarından biri kabul ediliyor. Locke Sözlüğü, filozofun düşünce dünyasını şekillendiren temel terimleri bir araya getirerek, eserlerine bütünlüklü bir giriş sunuyor. Locke’un eserlerinden bilim ve din anlayışına, eğitim, teoloji ve iktisat üzerine yazılarından kişisel mektuplarına uzanan geniş bir külliyat taranarak hazırlanan çalışma, 130’dan fazla madde aracılığıyla fikirlerinin kavramsal haritasını çıkarıyor. Locke’un düşüncesini yalnız uzmanlara değil, alana yeni adım atan okurlara da açık ve anlaşılır kılmayı amaçlayan eser, filozofun temel meselelerini, tartışmalarını ve etkilerini kavramak için eşsiz bir başvuru kaynağı.

294,00 ₺ 420,00 ₺

Başarı ve Bastırılma
%30

Dag Nikolaus Hasse

Başarı ve Bastırılma

Çevirmen: Mehmet Zahit Tiryaki

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Dag Nikolaus Hasse, bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans’ı, Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor. Buna göre Rönesans, bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa’daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken, diğer yandan Batı’nın bu mirası giderek unutmaya, hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir. Hasse, İbn Sînâ, İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp, felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin, matbaanın icadıyla birlikte Avrupa’da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor. Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor; hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor. Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine, entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma, Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor. Başarı ve Bastırılma, söylem düzeyinin ötesine geçerek, Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor.

483,00 ₺ 690,00 ₺

Metafiziğin Güzelliği
%30

Jean Grondin

Metafiziğin Güzelliği

Çevirmen: Özkan Gözel

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Burada şu harcıâlem ama aynı zamanda kasten anakronik fikri savunmak istiyorum: Metafizik, bugün bağıra çağıra söylendiği gibi, illallah ettirici, neredeyse utanç verici, ne pahasına olursa olsun bir kenara atılması icap eden yol üzerindeki molozlar mesabesinde olmak şöyle dursun, gerçekte, beşeri felsefe ve düşüncenin en büyük faydaya erişmek üzere temellük edebileceği bir mirası cisimleştirmektedir hâlâ... Bu miras, felsefenin, daima olmuş olduğu şey yani –bir yaşam bilgeliği temin eden– şeylerin anlamına dair müteyakkız ve düşünüp-taşınıcı bir kulak veriş haline yeniden gelmesine imkân verebilir…” Günümüz filozoflarından Jean Grondin Metafiziğin Güzelliği’nde modern düşüncenin faydacı, nominalist ve materyalist eğilimlerine karşı metafiziğin kurucu rolünü ve kalıcı değerini savunuyor. Metafiziğin soyut bir spekülasyon olmaktan ziyade, dünyanın düzeninde ve güzelliğinde temellenen, insanlığın en derin anlam arayışına cevap veren temel bir hermenötik çabası olduğunu gösteriyor. Metafizik ve hermenötiği birlikte düşünen kitap metafiziğin varlığı anlama ve yorumlama çabası olarak özünde hermenötik olduğu, hermenötiğin ise, varlığın anlaşılabilir olduğuna dair temel bir metafizik varsayıma dayandığı tezini esas alıyor: “Hermenötiksiz metafizik kör, metafiziksiz hermenötik boştur.” Metafiziğin Güzelliği dünyanın anlamlı ve akıllı bir ilkenin eseri olduğuna dair en güçlü kanıt olan “güzellik”i faş edip, sonu geldiği söylenen metafiziğin güzelliğinin baki olduğunu iddia ediyor. Bir meydan okuma…

168,00 ₺ 240,00 ₺

Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi Düşünce Tarzı Ve Düşünce Kolektifi Teorisine Bir Giriş
%30

Ludwik Fleck

Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi Düşünce Tarzı Ve Düşünce Kolektifi Teorisine Bir Giriş

Çevirmen: Elif Hilal Fertellioğlu

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Ludwik Fleck’in Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi kitabı 1935’te yayımlansa da Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı’na yazdığı meşhur önsözde ona atıf yapmasıyla yeniden keşfedilmiştir. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi popüler figürlerin öncesinde yer alan, çağdaş bilim teorisinin en etkili figürlerinden biri hâline gelmiştir. Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikimle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumdaki hâkim düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle belirlenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla âdeta bir “yumak” meydana getirir. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri yeni problemlerin görülmesine ve işlenmesine imkân tanıyan dinamik alanı yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine, Fleck sürekli işleyen bir kolektif yeniden-biçimlenme görür. Bu kolektifin varsayımları, üyelerini çoğu kez onlar farkında bile olmadan değiştirmektedir. Elinizdeki kitap yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil, düşüncenin toplumsal örgütlenişine ve bilginin nasıl mümkün olduğuna dair eskimeyecek bir manifesto ve “gerçek”in kolektif doğasını yeniden düşünmeye davet ediyor…

224,00 ₺ 320,00 ₺

Kesişimler

Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik
%30

Niklas Luhmann

Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik

Çevirmen: Mustafa Şahin Garipbaş

Kategori: Kesişimler

“Yönetici değişikliği idari rutinde heyecan verici ve nadir görülen olaylardan biridir. Seçim sonuçları belli olduğunda ve yeni bir rejim ihtimali söz konusu olduğunda bakanlıkların koridorlarındaki gerginliği hissedebilirsiniz. Akabinde işler neredeyse tamamen durur. Zira kimse ne bekleyeceğini bilemez ve bir süre, âdeta dedikodularda teselli arar hâle gelinir. Bir bölüm yöneticisinin işten ayrılmasının etkisiyse nispeten daha azdır. Fakat bu da ilgi çekici, özel bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur: Halef-selef meselesi, idari bir organizasyonun en alt kademelerine kadar popüler bir sohbet konusudur.” İş dünyasındaki sosyal ilişkiler, sosyologların önde gelen araştırma konularından biri olduğu gibi çalışanların ve idarecilerin de en çok merak ettiği konulardan biridir. Yeni Şef: Bürokratik Tutuculuk ve Liderlik modern dünyada, irili ufaklı çeşitli kamu ve özel işletmelerin, çalışanları ve şefleri arasındaki insani ilişkilerin nasıl düzenlendiğini ve bu ilişkinin dinamiklerini çözümlemeye çalışıyor. Niklas Luhmann’ın Yeni Şef’i, çalışanlar ve şefleri arasındaki ilişkilere yeni bir pencereden bakıyor. Yazılı ve yazılı olmayan kurallar, çalışanlar arasındaki gruplaşmalar ve rekabet gibi meselelere değinen eserin sorusu basit: İdareye yeni bir şef geldi, neler olacak?

91,00 ₺ 130,00 ₺

Homo İnformatiks
%30

Luc De Brabandere

Homo İnformatiks

Çevirmen: İlhan Burak Tüzün

Kategori: Kesişimler

Bir mühendis, matematik tutkunu ve aynı zamanda felsefe alanında akademik çalışmaları olan Luc de Brabandere, farklı alanları sentezlemeyi seven bir düşünür. Yazarın tüm bu yönlerinden beslenerek ortaya koyduğu eser, sayıların diliyle sözel dili karşılaştırarak Homo İnformatiks adlı yeni bir insan türünün doğmakta olduğunu haber veriyor ve bu insan türünün sınırlarını tartışıyor. Eser aynı zamanda Aristoteles’ten Hârizmî’ye, Leibniz’den Thomas Bayes’e, Bertrand Russell’dan Claude Shannon’a pek çok önemli ismi bir araya getiriyor ve internet ve bilgisayarların hızla değişen yenilikçi dünyalarının matematik, mantık ve felsefeye dayanan temellerini tarihsel gelişim süreci içinde ele alıyor. Akıcı bir anlatım tekniği ile kaleme alınan ve Türkçeye Homo İnformatiks: Bilişim, Matematik ve Mantığın Kesişen Dünyaları adıyla kazandırılan bu çalışma, sadece uzmanların değil yenilikçi düşünce ve yaratıcılık gibi konulara ilgi duyan kitapseverlerin de zevkle okuyacağı bir eser.

105,00 ₺ 150,00 ₺

Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi
%30

Philipp Schönthaler

Yöneticinin Genç Bir Yazar Olarak Portresi

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs bir yönetici, bir vizyoner, bir teknoloji devrimcisi olarak hatırlanıyorsa da, o aslında çok iyi bir hikâye anlatıcısıydı. Çok az insan bir şirket kurup ondan bir dünya devi çıkardıktan sonra bu yetkinlikte ve beceride başarı hikâyesini anlatabilirdi. Jobs’ın devrimci etkisi nedeniyle artık birçok yönetici, CEO ya da genel müdür çok iyi birer konuşmacı ya da hikâye anlatıcısı olmak zorunda. Büyük patronlar iyi birer felsefeci, iyi birer edebiyatçı performansı sergilemek mecburiyetinde ve yoğun eleştiriler altındayken dahi “güleryüzlü ve bilge kapitalist” olarak görünme ihtiyacı hissetmekte. Toplum gönüllüsü olarak çalışmanın, büyük maddi bağışların, aile insanı görüntüsü vermenin yetmediği yerde, şimdilerde bir de TED Konuşmaları yapmak bir gereksinime dönüşmüş vaziyette… Philipp Schönthaler işte bu ilginç meseleyi ele alıyor ve günümüzün profesyonel yaşamında kurum ve insan ilişkilerinin düzenlenmesinde hikâye anlatıcılığının seyrine dair parlak bir değerlendirme sunuyor.

105,00 ₺ 150,00 ₺

Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri
%30

László F. Földényi

Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri

Çevirmen: Emre Güler

Kategori: Kesişimler

Macaristan’ın en saygın entelektüellerinden biri kabul edilen kültür kuramcısı ve sanat tarihçisi László F. Földényi, VakıfBank Kültür Yayınları aracılığıyla ilk defa Türk okurlarıyla buluşuyor. Földényi bu kitapta Rönesans resimlerinden Nazi Almanya’sının şehir planlarına, Giorgio de Chirico’nun gerçeküstü resimlerinden Franz Kafka’nın bürokrasi mekânlarına uzanan bir yolculukta, Batının “ideal şehir” hayalinin izini sürüyor. Yazar doğanın kaosu karşısında her şeyi gören, organize eden ve yönetebilen bir gözün hayalinin moderniteyle beraber tekrar tekrar nasıl inşa edildiğini, bunun arkasındaki zihin dünyasını, ütopya ve ölüm arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor. Şehir planlaması, resim sanatı ve edebiyatı birbiriyle konuşturan Yaşayan Ölümün Mekânları: Kafka, Chirico ve Diğerleri metinlerarası ve kuramsal bir eleştiri...

84,00 ₺ 120,00 ₺

İnsan ve Toplum

Bâtınilik ve Akademi
%30

Wouter J. Hanegraaff

Bâtınilik ve Akademi

Çevirmen: Emrah Saraçoğlu

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Bâtınilik” ya da “okült” hakkındaki algılarımız kendimize dair nasıl düşündüğümüzle ayrılmaz biçimde iç içedir: Neredeyse hiçbir zaman bu olgunun bilincinde olmasak da entelektüeller ya da akademisyenler olarak kimliğimizin bizatihi kendisi, o kimliğin ters ayna imgesinin zımni reddine dayanır. İşte bu yüzdendir ki “Batı bâtıniliği” sahası, bir bütün olarak akademik araştırma için potansiyel anlamda patlayıcı içerimler taşımaktadır. Ona ilişkin miras aldığımız varsayımların, tarihsel kaydın ön yargısız soruşturulmasından ziyade, ideolojik inşaların ve basmakalıp yargıların yansıması oldukları için yetersiz kaldıkları ortaya çıkarsa o zaman bizatihi kendi kimliğimizin temellerini yeniden düşünmek zorunda kalacağımız kesindir. Bâtıni ya da okült ötekiliğe ilişkin muhayyel inşalarımız aynı zamanda bizatihi kendiliğimizin inşasıdır ve bu yüzden de “onların” farklı olduğu ortaya çıkarsa eldeki soru bunun bizim için ne ima ettiğidir. Akademisyenler “bâtıni”, “okült” ya da “büyülü” inançlara küçümseyerek bakmaya meyyaldir, ancak genelde bu terimlerle anlatılan dinî ve felsefi gelenekler ya da bunların entelektüel tarih için önemi konusunda cahildirler. Wouter J. Hanegraaff, entelektüellerin İncil dini ve Antik Yunan aklının temellerine meydan okumuş, Geç Antik Dönem’den kalma bir dizi “pagan” fikirle Rönesans’tan beri nasıl hesaplaşmaya çalıştıklarının göz ardı edilmiş hikâyesini anlatıyor. Protestan ve Aydınlanma polemikleri temelinde akademiden sürgün edilmiş bu gelenekler, öteki olarak algılanır hâle gelmiş, akademisyenler de günümüze değin kimliklerini bu öteki üzerinden tanımlamışlardır. Hanegraaff, Bâtınilik ve Akademi’deki irdelemesini birincil ve ikincil kaynaklar üzerine titiz bir çalışmayla temellendirerek okuru 15. yüzyıldan günümüze uzanan heyecan verici bir entelektüel yolculuğa çıkarıyor ve dışlanmanın bu unutulmuş tarihinin din, felsefe ve bilimin müesses klasik anlatılarına dair ne gibi içerimler taşıdığını sorguluyor.

336,00 ₺ 480,00 ₺

Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek
%30

Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Yarım yüzyıldır Doğu ile Batı arasındaki bilgi, iktidar ve temsil ilişkilerine dair tartışmaların merkezinde yer alan Oryantalizm adlı eserinde Edward Said, Avrupa’nın siyasi-iktisadi-kültürel çıkarlarıyla şekillenen düşünce geleneğini çözümlemiş; mesleki uzmanlığın ötesinde, oryantalizmin çeşitli toplumsal ve siyasal bağlamlarda nasıl yürürlükte olduğunu göstermişti. Elinizdeki derleme, verimli sonuçlarını göz ardı etmeden Said’in mirasının bugün neye dönüştüğünü ve hangi açılardan sorgulanabileceğini ele alıyor. Edward Said Sonrası Oryantalizmi Yeniden Düşünmek, teorik-tarihsel temellerden küresel-siyasal boyutlara, akademik yönelişlerden İslam çalışmalarına, kültürel temsillerden farklı coğrafya ve bağlamlarda yeniden inşa süreçlerine uzanan geniş bir yelpazede oryantalizm tartışmalarına bütüncül ve eleştirel bir katkı sunuyor.

343,00 ₺ 490,00 ₺

Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim
%30

Mahmut Özer

Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Türkiye’de yükseköğretim sistemi son yirmi yılda hızlı bir kitleselleşme sürecinden geçerek öğrenci ve kurum sayısında dikkat çekici bir artış göstermiştir. Bu büyüme, geçmişte yapısal nitelik taşıyan pek çok sorunun hafiflemesini sağlasa da yeni ve daha karmaşık sorun alanlarını da görünür kılmıştır. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, söz konusu dönüşümü çok boyutlu bir çerçevede ele alarak yükseköğretim politikalarının mevcut durumunu, sınırlarını ve geleceğe yönelik yönelimlerini kapsamlı biçimde ele almaktadır. Eserde, öğretim üyesi arzı, kalite güvencesi, kurumsal farklılaşma, uluslararasılaşma ve bilimsel üretim kapasitesi gibi yükseköğretim sisteminin temel bileşenlerine ilişkin güncel değerlendirmeler yer almaktadır. Yapay zekâ, kuantum teknolojileri ve değişen iş gücü piyasaları gibi yeni bilimsel ve teknolojik dinamiklerin yükseköğretime etkisinin ele alındığı kısımlarsa üniversitelerin gelecekte üstleneceği rolün yeniden düşünülmesini gerektiren yapısal dönüşümlere işaret etmektedir. Ayrıca kitapta; medeniyet tasavvuru, matematik ve bilim tarihine yönelik tartışmalar ile eğitim politikalarında tutarlılık ve yönetişim meseleleri incelenmekte, böylece yükseköğretim tartışmaları daha geniş bir düşünsel çerçeveye yerleştirilmektedir. Türkiye’de Yükseköğretim ve Bilim, akademisyenler ve araştırmacılar için Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki mevcut konumunu değerlendirmeye ve geleceğe ilişkin stratejik bir perspektif geliştirmeye imkân sunan bütüncül bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

406,00 ₺ 580,00 ₺

Amerika’yı Anlatmak Küresel Kredi Kartı Toplumunun Bir Eleştirisi
%30

George Ritzer

Amerika’yı Anlatmak Küresel Kredi Kartı Toplumunun Bir Eleştirisi

Çevirmen: Çiğdem Harrison

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka kapak yazısı: </strong> Sosyoloji literatüründe tartışılmaz bir yere sahip olan, çağdaş toplumsal teorinin etkili düşünürlerinden George Ritzer, Amerika’yı Anlatmak’ta modern dünyanın ekonomik, kültürel ve simgesel örgüsünü analitik bir bakışla ele alıyor. Ritzer, küresel kapitalizmin bugün en sıradan aracı olan kredi kartını, Amerikan toplumunun kimlik, statü ve özgürlük ideallerini yeniden tanımlayan bir sembole dönüştürüyor. Kitapta, tüketim toplumundaki refah ve özgürlük vaatlerinin arkasında yatan borç kültürü, kimliğin metalaşması ve bireyin sistem içindeki çözülüşü sayısız olgusal veriyle ortaya konuyor. Ritzer’in meşhur “McDonaldlaşma” kavramı etrafındaki anlatısına paralel biçimde, burada da gündelik hayatın yüzeyinde gizlenen yapılar teşhir ediliyor: hız, verimlilik ve kontrolün şekillendirdiği bir dünya düzeni. Amerika’yı Anlatmak, gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş kredi kartı fenomeni üzerinden yalnızca Amerikan kültürünü değil, küresel ölçekte Amerikanlaşan bir dünyanın ruhunu anlamak için benzersiz bir rehber niteliğinde…

266,00 ₺ 380,00 ₺

Çocuk

Bitkilerle İyileş Kelebeğin Hazinesi
%30

Esma Yıldız

Bitkilerle İyileş Kelebeğin Hazinesi

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Türkiye’nin rüzgârlarıyla kanatlanan, Dağların serinliğini, vadilerin kokusunu, Kanatlarına sığdıran, Zarif, bilge ve gezgin kelebek… Kelebeğin kanadına takılmaya ve bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Türkiye’nin neresinde olursanız olun, balkon bahçelerinde, yol kenarlarında, tarlalarda, ovalarda… Kelebeğin Hazinesi ile şifalı bitkilerimiz Türkiye’nin her yerinde. Keşfedilmek için sizleri bekliyor!

168,00 ₺ 240,00 ₺

Muhteşem Meşe Ağacı
%30

Zoe Armstrong

Muhteşem Meşe Ağacı

Çevirmen: Hazal Bozyer

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Her şey, genç bir karatavuğun yaşlı bir meşe ağacının neden hiçbir şey yapmadan öylece durduğunu merak etmesiyle başladı. Neden hiç hareket etmiyor? Küçük tırtıllar ve kabuklarında gezinen böcekler onu içten içe kemiriyor! Meşe ağacı, yapraklarının hepsini dökünce ne olacak? Hadi, siz de küçük karatavuğa katılın ve muhteşem meşe ağacının hayatındaki bir yılı takip edin. Meşe ağacının ormandaki sessiz gücüne ve bir yıl boyunca ne kadar meşgul olduğuna inanamayacaksınız!

154,00 ₺ 220,00 ₺

Müzedeki Kayıp Resim
%30

Seher Öztürk

Müzedeki Kayıp Resim

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Ayşe ve Kağan ödev hazırlamak için gittikleri müzede sanatın büyülü dünyasında dolaşırken yıllardır kayıp olan bir resmin peşine düşerler. Gizemli bir oda ve büyük bir keşif onları bekliyor. “Müzedeki Kayıp Resim” okurları hem ebru sanatıyla tanıştırıyor hem de merak etmenin, dikkatle bakmanın ve geçmişle bağ kurmanın değerini hatırlatıyor. Müzede saklı kalan hikâyeler Mevlâna’ya ithaf edilen “Su nakış tutmaz diyen beri gelsin,” sözüyle yeniden hayat buluyor.

98,00 ₺ 140,00 ₺

Bilmecelerle Galata Kulesi
%30

Esat Zorkirişçi

Bilmecelerle Galata Kulesi

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Taştan bir efsane ile yükselirim göklere, Pencerelerim açılır hayallere, Gözlemledim yeri de göğü de, Gel ve bul beni hep olduğum yerde.” Galata Kulesi İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahiptir. Bir yanda Süleymaniye ve Sultanahmet Camiileri ile Topkapı Sarayı diğer yanda Kız Kulesi, Üsküdar ve Kadıköy semtleri... “Bilmecelerle Topkapı Sarayı” kitabımızdan sonra kahramanlarımız Özlem ve Aslan bu hikâyede abla ve abilerinin peşine düşecek, türlü maceralar yaşayacak. Sokak oyunlarından “peçiç”i öğrenecek, İstanbul martıları ile sohbet edecekler. Mimar Sinan’ın gözünden Galata’nın eşsiz konumu ve çok daha fazlası bu kitapta!

224,00 ₺ 320,00 ₺

Klasik

Dört Başkent Medeniyetin Kurucu Şehirlerine Seyahat: İstanbul, Kahire, Tebriz, Herat
%30

Emir Hüseyin Ebîverdî

Dört Başkent Medeniyetin Kurucu Şehirlerine Seyahat: İstanbul, Kahire, Tebriz, Herat

Çevirmen: Turgay Şafak

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İstanbul genişlik bakımından dünya kadardır. Mümin ve kâfir orada emniyettedir. Göğün topları burcunu dövse onun üzerinden bir zerre toprak bile düşmez yere. Üç tarafı denizlerle çevrilidir, âlem iyisine de kötüsüne de hayrandır. Orada pek muazzam bir cami vardır, onun önünde durduğunda gökyüzünü göremezsin. Caminin adı Ayasofya’dır; gökyüzünden daha yücedir, tastamamdır. Manzum seyahatnamelerin en eskilerinden birisi, Feyzî mahlasını kullanan Emir Hüseyin Ebîverdî’nin Dört Başkent (Çâr Taht) adlı seyahatnamesidir. Ebîverdî; Osmanlı padişahı II. Bayezid’den Akkoyunlu hükümdarı Yâkub Bey’e, Şeybânî Han’dan Şah İsmail’e değin devrinin önemli hükümdarları ile görüşmüş; Molla Câmî’den Ali Şîr Nevâî’ye kadar döneminin önemli isimleri ile irtibat kurmuş, bu mühim isimlerin çevresinde yer almış bir şairdir. Ebîverdî, Dört Başkent (Çâr Taht) adını verdiği eserinin her bir bölümünde bir başkente yaptığı yolculuğu ve o ülkenin padişahıyla yaptığı görüşmeyi anlatmıştır. Şairin, 15. asrın sonlarında Memâlik-i Rum (Osmanlı Devleti) ve payitahtı İstanbul’dan Memâlik-i Arab (Memlükler) ve payitahtı Kahire’ye, Memâlik-i Azerbaycan (Akkoyunlular) ve payitahtı Tebriz’den Memâlik-i Horasan (Timurlular) ve payitahtı Herat’a yaptığı seyahatleri keyifle okuyacaksınız.

175,00 ₺ 250,00 ₺

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3
%30

Fuzûlî

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Mü’min olmaz kişi hakîkat ile Dutmayınca tarîk-ı terk-i hevâ Her ne öz nefsine revâ görse Yâr u kardaşa görmeyince revâ Hz. Peygamber’in “Sizden biri kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevip istemedikçe iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifini, Türk edebiyatının en büyük söz ustası Fuzûlî işte böyle; âhenkli, veciz ve sarih bir üslûp ile ifade ediyor... VakıfBank Kültür Yayınları, Fuzûlî’nin eserlerini, alanında uzman edebiyatçıların titizlikle sadeleştirip günümüz Türkçesine özenle aktardığı yedi ciltlik bir külliyat hâlinde bugünün diline kazandırıyor. Elinizdeki kitap, Fuzûlî’nin Kırk Hadis, Beng ü Bâde ve Enîsü’l-kalb adlı eserlerini ihtiva eden, külliyatın üçüncü cildi. Bu cilde, yukarıda Fuzûlî’nin veciz bir şekilde ifade ettiği dizeleri bugünün diliyle “Layıkıyla mümin denmez kişiye / Nefsinin yolunu terk etmedikçe / Kendisine neyi istiyor ise / Kardeşine onu istemedikçe” şeklinde okuyacağınız Kırk Hadis ile başlayacaksınız. Sonrasında, Fuzûlî’nin gençlik döneminde kaleme alıp Şah İsmail’e sunduğu, şarap ile esrarın üstünlüklerinin münazara üslubuyla anlatıldığı Beng ü Bâde ile hakikat arayışının mecazlarla örülü anlatımına şahit olacak ve nihayet, güzel söz söylemenin sanatkârane bir üslupla yüceltildiği, hırs ve riyânın tenkit edildiği ve dönemin devlet büyüklerinin adaletsizlikleri nedeniyle sorgulandığı Enîsü’l-kalb adlı kaside ile şiirin hem estetik hem de eleştirel bir ses olabileceğine tanık olacaksınız.

182,00 ₺ 260,00 ₺

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği
%30

Mengzi

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Aile büyüklerine hürmet edilmelidir ki hürmet, diğer hanelere de ulaşsın. Evlatlara şefkat duyulmalıdır ki şefkat, diğer hanelere de yayılsın. Bu sayede, yeryüzünün yönetimi avuçlarınızın içinde olacaktır. Şiirler Klasiği’nde şöyle denir: “Davranışlarınla önce eşine örnek ol, sonra davranışlarını hane içindeki kardeşlerine göster ve en sonunda bu davranışlarını toplum geneline yay.” Bunun anlamı, benliğin iyiliğini başkalarına ulaştırmaktır. Mengzi (MÖ 372-289); insan doğasının doğuştan iyi olduğu teorisiyle antik dönem Çin felsefesine yepyeni bir soluk getiren, Konfuçyüs (MÖ 551-479) tarafından benimsenen ahlak öğretisini miras alarak detaylandıran, geliştiren ve bu öğretinin dünya çapında tanınmasına asıl katkıyı sağlayan filozoftur. Kadim Çin medeniyetinin günümüze dek korunan ve Uzak Doğu kültürünü şekillendiren geleneksel yapısını anlamak adına Konfuçyüs öğretisindeki normatif çerçeveyi bilmek ne kadar önemliyse, Çin ulusunun gelecek nesillere aktardığı siyasi ideolojisini anlamlandırmak adına Mengzi felsefesindeki hümanist yaklaşımı bilmek de bir o kadar önemlidir. Konfuçyanizm’in en değerli eserleri arasında yer alan Hükümdara Öğütler: Mengzi Klasiği, edebî kuvvetliliği ve felsefi berraklığı sayesinde bilgiyi ve erdemi özümseme, sosyal yaşamı düzenleme ve ideal siyaseti belirleme hakkında ayrıntılı anlatımlar sunuyor. Konfuçyüs’ün dile getirmediği konuları açıklayan ve önceleyen bu klasik, insanın doğuştan gelen iyi eğilimlerini nasıl koruması gerektiği temelinden ilerleyerek kişisel gelişimin tamamlanmasında psikolojik sürecin önemini vurgulayan ve beşerî ilişkilerin kurulmasında toplumsal eşitliğin gereksinimini destekleyen argümanlarıyla öne çıkıyor.

203,00 ₺ 290,00 ₺

Fîhi Mâ Fîh
%30

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Fîhi Mâ Fîh

Çevirmen: Adnan Karaismailoğlu

Kategori: Klasik

<i>Allah, kendi sıfatlarının tatları için çeşitli suretler var etti. Her bir surete o tada ulaşma amacıyla hareketler, tavırlar, sesler, nağmeler ve çeşitli ifadeler verdi. Böylece her biri, kendi sakinliği ve kendi hareketiyle hâlin o tadına getirilir; o hareketler, nağmeler ve acayip seslerle Hak bilinir. Gökyüzünün hareketi, yeryüzünün sükûneti ve şaşkınlığı, ağacın raksı, gezegenlerin geliş gidişleri, hayvanların isteklerini yapmaları, ifadeler ve şiirler de böyledir. Hastalık vermeseydi, Rahman olduğunu neyle bilirdin? Merheme ihtiyaç olmasaydı, cimrilik olmasaydı Allah’ın cömertliğini nasıl bilirdin?</i> Büyük mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin sağlığında oğlu Sultan Veled, Mesnevî’yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi Hüsâmeddin Çelebi ve belki de diğer bazı yakın müritler tarafından yazıya taşınan Fîhi Mâ Fîh (İçindeki İçindedir), genellikle bir âyet veya hadisin yorumu yahut Mevlânâ’ya sorulan bir soru ile bazen de güncel bir olaya temasla başlamaktadır. Eserde Mesnevî’de olduğu gibi çok sayıda âyet-i kerîme ve hadîs-i şerif yer almakta, bunlarla ilgili tefsir ve yorumlar bulunmaktadır. Atasözlerinin, vecizelerin ve farklı coğrafyaların muhtelif şairlerinden Arapça ve Farsça beyitlerin yer bulduğu Fîhi Mâ Fîh fasıllarında Hz. Mevlânâ’nın kendi şiirlerinden beyitler mevzulara zaman zaman eşlik etmektedir. Dünya, âhiret, ahlâk, nebî, velî, insân-ı kâmil, seyrüsülûk, yakīn ve ilâhî aşk gibi tasavvufî konular hakkında da özgün değerlendirmelerin yer aldığı bu klasiği keyifle okuyacaksınız…

266,00 ₺ 380,00 ₺

Bilim

Fizikte İdealleştirmeler
%30

Elay Shech

Fizikte İdealleştirmeler

Çevirmen: Fazilet Fatıma Alçık

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Hava sürtünmesini dikkate almadan basit bir sarkacı veya viskoz olmayan akışkan kabulü altında hava akımını modellemek, gerçek bir sarkaç veya akışkanın davranışının idealleştirilmesidir. Dolayısıyla, idealleştirmelerin fizikte nasıl işlediğini anlamak, mevcut en iyi fiziksel model ve teorilerimizden gerçekliğe dair nasıl bilgi edindiğimizi açıklamak için elzemdir. Elay Shech’in Fizikte İdealleştirmeler kitabı, fizikte modelleme üzerine felsefi literatürdeki önemli gelişmeleri bize tanıtmak gibi son derece büyük bir görevi üstleniyor. Basit sarkaçtan kuantum mekaniğine kadar verdiği örneklerin yanında Shech, bize aynı zamanda fizikte idealleştirmeler konusunun muazzam felsefi potansiyelini göstermeyi de amaçlıyor. Bunu da idealleştirmelerin, özelde fizik felsefesinin genelde ise bilim felsefesinin en önemli tartışmalarından bazılarındaki rolünü ana hatlarıyla ortaya koyarak yapıyor. Felsefedeki temsil tartışmalarına değiniyor, ardından Platonculuk ve bilimsel gerçekçilik sularına uğruyor. Dolayısıyla, Fizikte İdealleştirmeler kitabı, modelleme konusuna ne fiziksel uygulamaların teknik kesinliğinden ne de konuyla ilgili felsefi düşüncenin ana hatlarının kavramsal derinliğinden vazgeçmeden yaklaşmak isteyen her okuyucu seslenmeyi başarıyor.

168,00 ₺ 240,00 ₺

Fizik ve Hesaplama
%30

Armond Duwell

Fizik ve Hesaplama

Çevirmen: Fazilet Fatıma Alçık

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Bu kitap, fiziksel sistemlerde geçerli hesaplama alanındaki temel konulara kavramsal bir giriş sağlamayı hedeflemektedir. Öncelikle, okuyucunun Turing’in geliştirdiği hesaplama kavramını, bu kavramdan elde edilen sonuçları ve bu sonuçların hesaplama imkânlarının sınırları hakkında ne gösterdiğini anlamasına yardımcı olmaya çalışmaktadır. İkinci olarak, okuyucuyu, fiziksel bir sistemin hesaplama sistemi olması için gereken en genel özellikleri sağlayan fiziksel sistemlerdeki hesaplama analizleri konusunda bilgilendirmektedir. Son olarak, okuyucuya farklı kuantum bilgisayar türlerini tanıtmayı, kuantum hızlanmasını tanımlamayı ve kuantum hızlanmasının bazı açıklama taslaklarını sunmayı amaçlamaktadır. Fizik ve Hesaplama içerik olarak, günümüz felsefe ve bilim tartışmalarını takip edenler için ilgi çekici bir okuma sunmaktadır.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi
%30

Niels C. M. Martens

Fiziksel Büyüklüklerin Felsefesi

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Dış dünyada karşılaştığımız cisimlerin fiziksel özellikleri büyüklüklerle ifade edilir. Su aygırları kirpilerden daha ağırdır, kurbağalar iribaşlardan daha uzun boyludur ve flamingolar pirelerden daha hızlı uçar. Fiziğin özellikleri de böyledir; elektronlar ve protonlar farklı büyüklükte yüklere sahiptir, yukarı kuarklar ve aşağı kuarklar farklı spinlere sahiptir ve x-ışınları ve radyo dalgaları farklı frekanslara sahiptir. Fizik, kimya ve biyoloji gibi bilimler niceliksel ve dereceleri olan özelliklerle doludur. Dahası, bu fiziksel büyüklükler genellikle boyut sahibidir; bir sayı çarpı bir birim ile temsil edilirler. Bu, fiziksel gerçeklik için önemli olanın yalnızca büyüklük oranları olduğu anlamına mı gelir, yoksa bu oranların ötesinde mutlak büyüklüklere de ihtiyaç var mıdır? Evrendeki tüm kütleler, tüm elektirik yükleri ya da mesafeler aniden iki katına çıksa, bir fark algılar mıydık? Bu tür ölçeklendirme dönüşümleri dünyamızın içsel simetrisi midir? Başka simetriler var mıdır? Kitap bu temel soruları, sadece Mors alfabesi ile iletişim kurmaya izin verilseydi, bir kilogramın anlamının uzaylılara nasıl aktarılacağı düşünülerek yazılmıştır.

112,00 ₺ 160,00 ₺

Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi
%30

Alison Fernandes

Nedenselliğin Zamansal Asimetrisi

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sebepler her zaman sonuçlarından önce gelir gibi görünür. Bu asimetriyi ne açıklayabilir? Sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetri, doğa kanunlarındaki zamansal asimetriden kaynaklanmamaktadır; doğa yasaları genel olarak zaman açısından incelendiğinde simetriktir. Asimetri, zamanın kendisindeki bir asimetriden de kaynaklanmamaktadır. Bu kitap, sebep-sonuç ilişkisinde görülen zamansal asimetriyi açıklamaya yönelik son dönemdeki ampirik girişimleri incelemektedir: istatistiksel mekanik, faillik ve çatallanma asimetrisi açıklamaları. Bu açıklamaların hiçbiri henüz tam değildir ve nedenselliğin zamansal asimetrisinin tam bir açıklaması muhtemelen, bu üç programın da belirli derecede katkılarını gerektirecektir. Bilim felsefesi tartışmalarında bu yaklaşım, bilimin işlevini anlamamıza katkıda bulunur. Farklı bilimsel teorileri birbiriyle ilişkilendirmeye yardımcı olur ve zamansal asimetrilerin nasıl ilişkili olduklarını ve nihayetinde evrenin entropik özelliklerine nasıl geri götürülebileceklerini açıklayarak zamansal asimetrilerin birleşik bir resmini sunar. Bunlar felsefede uzun süredir devam eden projeler olsa da, yazarın yaklaşımında özellikle sıra dışı olan şey; fizik ve faile odaklanmayı merkezi bir konumda birleştirmesidir: dünyaya bilimsel bakış açımızı düşünmek için, bilimle olan ilişkimizi kullanmak. Bu kitap kapsamında, fizik yasaları ve faillikle ilgili düşünceler, niye nedenlerin sonuçlardan önce geldiği veya niye geçmişi “tam” gördüğümüzü, ancak geleceği öyle görmediğimizi açıklamaya katkıda bulunmayı hedeflemektedir.

168,00 ₺ 240,00 ₺

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.

Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik ve Çerez Politikası’nı okudum, anladım ve onaylıyorum.

Lütfen Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni ve Gizlilik ve Çerez Politikası metinlerini onaylayınız!