Çok Satanlar

KATEGORİ


Bütün Şiirleri (Ciltli-Sert Kapak): Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârlarıyle, Rubâîler ve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş
%30

Yahya Kemal

Bütün Şiirleri (Ciltli-Sert Kapak): Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârlarıyle, Rubâîler ve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Şiirde muvaffak olmanın ilk şartı şahsî bir dil sahibi olmaktır. Şiir, dile tasarruf şekliyle hususiyetini kazanır. Fakat Yahya Kemal’in bulduğu dil sade kendisi için değildir. O bizim dilimizi bulmuştur. O’ndan evvel, O’nunla beraber bu işte çalışanlar elbette vardı. Fakat kendisini kabul ettiren O’dur. Bu demektir ki, sade dili değil, şiiri de buldu.” Ahmet Hamdi Tanpınar Yeryüzünde yegâne ihtirasım, milletimin lisanında, istediğim gibi birkaç manzume vücuda getirmek diyen, Yaratıcısından “bir ses yaratan kudret”i isteyen Yahya Kemal, şiirlerini nadir görülecek bir sabır ve titizlikle kaleme alan, mükemmel ve pürüzsüz söyleyişi yakalamadan tatmin olmayan büyük bir şairdir. Bazılarını kırk yılda tamamladığı şiirleriyle, sadece büyük bir seviye değil, hem kendi aktüalitesi içinde hem de kendisinden sonra gelen pek çok şair üzerinde mutlak tesiri ve söylenmiş her güzel mısrada az çok hissesi olan bir kutuptur. Elinizdeki kitap, Türkçenin yirminci yüzyıldaki en büyük şairlerinden birinin, mâzi ile gelecek arasında bir köprü vazifesi görmüş, bir medeniyetin sesi olmuş, klâsik zevkle modern duyuşu harmanlamış bir dil işçisinin, Yahya Kemal’in, bütün şiir kariyerinin mahsulü olan üç eserini bir arada sunan bir çalışmadır: Kendi Gök Kubbemiz, Eski Şiirin Rüzgârıyle ve Rubâîler ve Hayyam Rubâîlerini Türkçe Söyleyiş. Şiirlerin yazılış süreçlerine dair anekdotlar, açıklayıcı notlar ve ilk kez yayımlanan görsel ve eskizlerle zenginleştirilmiş bu eser, Yahya Kemal’in estetik ve düşünsel dünyasına benzersiz bir kapı aralıyor. VakıfBank Kültür Yayınları ve İstanbul Fetih Cemiyeti’nin ortak çalışmasıyla hazırlanan bu eleştirel basım, Türkçenin en büyük şairlerinden Yahya Kemal’i okurlarla buluşturuyor.

1.022,00 ₺ 1.460,00 ₺

Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi
%30

Louis-Philippe RochonSergio Rossi

Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi

Çevirmen: Ali Utku Barış & Mustafa Sacid Öztürk

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Zorluk yeni fikirlerde değil, çoğumuzun yetiştirilme tarzı nedeniyle zihinlerimizin her köşesine dek dallanıp budaklanmış olan eski fikirlerden kaçıp kurtulmaktadır” J. M. Keynes, The General Theory Modern Ekonomide Kavramlar ve Kuramlar: Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi başlığıyla Türkçeye kazandırdığımız bu kitap post-Keynesyen ve heterodoks ekonomi alanında, Türkiye’de bugüne dek yayımlanmış en kapsamlı başvuru kaynaklarından biridir. Konusunda uzman yaklaşık 170 akademisyenin kaleminden çıkan 300’ün üzerinde madde, post-Keynesyen ekonominin temel kavramlarını derinlemesine incelerken, bu literatürün köşe taşı hâline gelmiş temel eserlerin analizlerini de okura sunmakta ve alanda önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Maddeler yalnızca post-Keynesyen yaklaşımı açıklamakla kalmıyor; yeri geldiğinde ana akım ekonomik düşüncenin varsayımlarına yönelik eleştirel bir perspektif de içererek okuyucuya çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor. Post-Keynesyen Ekonomi Ansiklopedisi, akademisyenler ve öğrenciler için temel bir referans kaynağı olmanın yanı sıra, 2008 Finansal Krizi ve pandemi sonrası mevcut ekonomi politikalarına alternatifler arayan politika yapıcılara ve uzmanlara da bir yol haritası sunmaktadır. Eser aynı zamanda bu alandaki temel kavramları ve yaklaşımları öğrenmek isteyen okurlar için de değerli bir kaynaktır. Ekonominin gerçek dünyadaki işleyişini anlamak ve alternatif yaklaşımları keşfetmek isteyen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken temel bir çalışmadır. VakıfBank Kültür Yayınları böyle bir başvuru kaynağını Türkçeye kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.

875,00 ₺ 1.250,00 ₺

Genji'nin Hikayesi I-II (Kutulu)
%30

Murasaki Shikibu

Genji'nin Hikayesi I-II (Kutulu)

Çevirmen: Oğuz Baykara

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Dünyanın ilk romanı olarak kabul edilen bu eser, 11. yüzyılın başlarında soylu kadın Murasaki Shikibu tarafından yazılmıştır. Genji’nin Hikâyesi, üç kuşak boyu süren ve bir yüzyılın neredeyse dörtte üçünü kapsayan, yaklaşık 450 aktörün sahneye çıktığı ve dünya edebiyatının kurgu alanında öncü kabul ettiği bir başyapıttır. Toplam 54 bölümden oluşan Genji’nin Hikâyesi, esasen, olağanüstü yakışıklılığı ve yetenekleriyle tanınan aristokrat “Işık Saçan Prens” Hikaru Genji’nin yaşamını ve 41. bölümden sonra da soyundan gelen bazı karakterlerin hikâyelerini anlatır. Roman, hem Genji’nin karmaşık romantik ilişkilerini, siyasi çabalarını ve kişisel mücadelesini takip eder hem de okurlara Heian dönemi Japonya’sındaki imparatorluk sarayının yaşamı hakkında zengin tasvirler sunar. Genji’nin Hikâyesi’nin en dikkat çekici yönlerinden biri de düzyazı ile şiirin ustaca harmanlanmış olmasıdır. Roman, sadece karakterlerin duygularını anlatmakla kalmaz, aynı zamanda duygu, düşünce ve güzelliğin derinliğini yakalayan 800’den fazla geleneksel waka şiiri içerir. Bu şiirler, elden ele dolaşıp karakterler arasında derin bir iletişim kurarak düzyazının tek başına veremeyeceği duyguları açığa çıkarır. Oğuz Baykara da her dizesi genellikle 14 heceden oluşan ölçülü ve uyaklı beyitler hâlindeki şiir çevirileriyle Murasaki Shikibu’nun 1000 yıl önce Genji Monogatari’de yaratmış olduğu şiir şölenini onun ölümünden 1000 yıl sonra eserin Türkçe çevirisinde dilimize yansıtmaya çalışmıştır. Sadece Japonya’nın değil dünya edebiyat tarihinin en büyük hazinelerinden biri olan ve ilk kez Türkçeye çevrilen, “Dünyanın İlk Romanı” Genji’nin Hikâyesi’nin büyülü dünyasında keyifli yolculuklar… Genji’nin Hikâyesi, ülkemizin en eski, en büyük ve en muhteşem romanı olarak kabul edilmektedir. Çağlar boyunca ülkemizde hayranlıkla okunmuş, son zamanlarda birçok yabancı dile çevrilmiş olup şimdi dünyanın dört bir yanında bir dünya klasiği olarak övülmektedir. — Genji Uzmanı Edebiyatçı İkeda Kikan Japon edebiyatında ne daha önce gelen bir eser onun büyüklüğünü gölgelemiş ne de daha sonrakiler onun yüceliğine erişebilmiştir. Genji’nin Hikâyesi, 11. yüzyılın başından bu yana, klasik Japon edebiyatının en büyük şaheseri olmuştur. — Japonolog Royall Tyler

1.134,00 ₺ 1.620,00 ₺

Dîvânu Lugâti’t-Türk: Türk Dilinin İlk Sözlüğü
%30

Kaşgarlı Mahmud

Dîvânu Lugâti’t-Türk: Türk Dilinin İlk Sözlüğü

Çevirmen: Mustafa S. Kaçalin

Kategori: Klasik

“Gördüm ki Allah devlet güneşini Türk burçlarında doğduruyor, bütün felekleri onların hükümranlığı ile döndürüyor. Onlara Türk adını verip hükümran kılmış ve onları dönemin egemen gücü eylemiş. Dönem insanının idaresini onların eline vermiş ve onları insanların başına getirip hak yolda desteklemiş. Onlara intisap edip yollarında yürüyenleri yüceltiyor, istedikleri her şeye nail eyliyor ve yaramaz insanların eziyetinden koruyor. [O zaman anladım ki] aklı olana yaraşan, oklarına hedef olmaktan korunabilmek için bu insanların tuttuğu yolu tutmaktır. Derdini dinletebilmek ve gönüllerini kazanabilmek için ise onların dilleriyle konuşmaktan daha güzel bir yol yoktur. Bir düşman, korkusundan dolayı gelip onlara sığınınca onu güvende kılarlar. Sonra başkası da ona sığınır ve zararı giderilir. Buhara’nın sözüne güvenilir bir âliminden ve ayrıca Nîşâburlu bir âlimden duydum. Her ikisi de kendilerine ait rivayet zinciri ile şunu naklediyorlardı: Allah Resulü (s.a.v.); kıyamet alametlerini, ahir zaman karışıklıklarını ve Oğuz Türklerinin ortaya çıkacağını söylediği sırada ‘Türk dilini öğreniniz; çünkü onların uzun sürecek egemenlikleri vardır.’ buyurdu. Bu hadis doğru ise –ki sorumluluk rivayet edenlere aittir– Türk dilini öğrenmek çok gerekli bir iş olur; yok doğru değilse o zaman da akıl bunu gerektirir.” Dîvânu Lugâti’t-Türk, Kaşgarlı Mahmud tarafından Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu göstermek maksadıyla yazılan, Türk dilinin ilk sözlüğüdür. Kaşgarlı Mahmud’un devrin Türk illerini bir bir dolaşarak ve doğrudan doğruya kendi derlediği dil malzemesine dayanarak kaleme aldığı elinizdeki bu kitap, yalnızca bir sözlük olmayıp Türkçenin XI. yüzyıldaki dil özelliklerini belirten, ses ve yapı bilgisine ışık tutan bir gramer kitabı; kişi, boy ve yer adları kaynağı; Türk tarihine, coğrafyasına, mitolojisine, folklor ve halk edebiyatına dair zengin bilgiler içeren, aynı zamanda döneminin tıbbı ve tedavi usulleri hakkında bilgi veren ansiklopedik bir eser niteliği de taşımaktadır. Eser Araplara Türkçeyi öğretmek maksadıyla kaleme alındığı için Türkçeden Arapçaya bir sözlük şeklinde tertip edilerek yaklaşık 8000 civarında kelime, madde başı olarak belirlenmiştir. Madde başı olan kelimelerin açıklamaları yapılırken mânalarının daha iyi anlaşılmasını sağlamak maksadıyla deyimlerden, atasözlerinden ve şiirlerden örnekler verilmiş ve bunların Arapça tercümeleri de yapılmıştır. Eserde ayrıca Türklerin oturduğu yerlerle münasebette bulunduğu milletleri gösteren “ilk Türk dünyası haritası” da yer almaktadır. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Dîvânu Lugâti’t-Türk – Türk Dilinin İlk Sözlüğü adıyla Türkçeye kazandırılan bu eser, kullanımını kolaylaştıran kapsamlı bir dizinle birlikte okuyucularla buluşuyor.

1.050,00 ₺ 1.500,00 ₺

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3
%30

Fuzûlî

Kırk Hadis, Beng ü Bâde, Enîsü’l-Kalb Bütün Eserleri 3

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Mü’min olmaz kişi hakîkat ile Dutmayınca tarîk-ı terk-i hevâ Her ne öz nefsine revâ görse Yâr u kardaşa görmeyince revâ Hz. Peygamber’in “Sizden biri kendisi için sevip istediğini, kardeşi için sevip istemedikçe iman etmiş olmaz.” hadis-i şerifini, Türk edebiyatının en büyük söz ustası Fuzûlî işte böyle; âhenkli, veciz ve sarih bir üslûp ile ifade ediyor... VakıfBank Kültür Yayınları, Fuzûlî’nin eserlerini, alanında uzman edebiyatçıların titizlikle sadeleştirip günümüz Türkçesine özenle aktardığı yedi ciltlik bir külliyat hâlinde bugünün diline kazandırıyor. Elinizdeki kitap, Fuzûlî’nin Kırk Hadis, Beng ü Bâde ve Enîsü’l-kalb adlı eserlerini ihtiva eden, külliyatın üçüncü cildi. Bu cilde, yukarıda Fuzûlî’nin veciz bir şekilde ifade ettiği dizeleri bugünün diliyle “Layıkıyla mümin denmez kişiye / Nefsinin yolunu terk etmedikçe / Kendisine neyi istiyor ise / Kardeşine onu istemedikçe” şeklinde okuyacağınız Kırk Hadis ile başlayacaksınız. Sonrasında, Fuzûlî’nin gençlik döneminde kaleme alıp Şah İsmail’e sunduğu, şarap ile esrarın üstünlüklerinin münazara üslubuyla anlatıldığı Beng ü Bâde ile hakikat arayışının mecazlarla örülü anlatımına şahit olacak ve nihayet, güzel söz söylemenin sanatkârane bir üslupla yüceltildiği, hırs ve riyânın tenkit edildiği ve dönemin devlet büyüklerinin adaletsizlikleri nedeniyle sorgulandığı Enîsü’l-kalb adlı kaside ile şiirin hem estetik hem de eleştirel bir ses olabileceğine tanık olacaksınız.

182,00 ₺ 260,00 ₺

Voleybol Güncesi En Güzel Doğum Günü
%30

Elif Engür

Voleybol Güncesi En Güzel Doğum Günü

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Genç arkadaşlarım merhaba, Ben ZEHRA GÜNEŞ. Sizden biri, tamamen! Aynı yolları yürümüş, aynı korkuları yaşamış, defalarca kaybetmiş, defalarca kazanmış ama asla pes etmemiş; VakıfBank’ın sevgi ve güven ortamında büyümüş Zehra ben. Sizinle tanıştığım için çok mutluyum… ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ! Voleybol Güncesi serisinin ikinci kitabı sürprizlerle dolu! Yaz tatilinden dönen gençler yeni sezona hazır. Peki, karşılaşacakları zor durumların altından birlikte kalkabilecekler mi? Arkadaşlıkları sınanan bu ekibi bir arada tutan ne olacak?

182,00 ₺ 260,00 ₺

Beyaz Dağ
%30

Galsan Tschinag

Beyaz Dağ

Çevirmen: Ömer Yasir Öngenli

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Şimdi önümde vermem gereken bir karar var: Bu saatin sonunda hem gün hem de ay değişecek ve takvim doğum günümü gösterecek. Şimdiye dek yaşım sorulduğunda verdiğim cevap, o anki ruh hâlime ve arzuma göre 14 ila 17 arasında değişirdi. Fakat artık kesin olarak 15 yaşıma basacağım. Ne çocuk ne de yetişkin sayıldığım o ara dönem resmen sona erecek; çağımın eksiksiz bir tanığı olacağım. ... Engellerin tümünü aşacak, tüm zincirlerden kendimi kurtaracağım. Sınıfımdaki, okulumdaki ve mensubu olduğum klandaki özel konumumun daima farkında olacağım. Hep dağları aşmayı hedefleyip, vadilerde değil, zirveye giden yollarda ilerleyeceğim. Kalabalıklardan ayrı, yalnız olacağım bir zirveye ulaşacağım.” Mavi Gökyüzü ve Gri Yeryüzü ile tanıdığımız çoban çocuğunun ergenliğe geçiş sürecinde düştüğü ikilemler, serinin son kitabı, Beyaz Dağ’da anlatılıyor. Kuzey Moğolistan’da Altay Dağlarındaki anavatanından alındıktan sonra taşrada bir başkentte okula gönderilen kahramanımız, halkının geleneksel göçebe yaşamı, şamanlık çağrısı, sosyalist bir eğitimin sunduğu modern ideallere uygun bir yaşam arasında kalıyor. Çocukluğunun geleneksel dünyası ve karşısına çıkan yeni fırsatlar arasında bir tercih yapması gerekecek... Her kitabında olduğu gibi Galsan (Tschinag) Çınak’ın bu eserinde de Moğol Altay Dağlarının yüksek platolarında varlığını sürdüren Tuva halkının kültür ve geleneğine, ayrıca farklı kimliklerin karşılaşmasından doğan çarpıcı yüzleşmelere şahit olacaksınız. Beyaz Dağ, VakıfBank Kültür Yayınları ayrıcalığıyla okurlarıyla buluşmayı bekliyor.

252,00 ₺ 360,00 ₺

Kendini Yazan Habitus Cemal Süreya Şiirinin Sosyolojisi
%30

Elyesa Koytak

Kendini Yazan Habitus Cemal Süreya Şiirinin Sosyolojisi

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Şiir sosyolojik bir gözle açıklanabilir mi? Yeni bir şiirin doğuşu sadece poetik tartışma ve ayrışmaların sonucu mudur? Şiirin en kapalı ve öznel taraflarında toplumun etkisini nasıl görebiliriz? Bu çalışma, Türkiye'de en çok okunan şairlerden biri olan Cemal Süreya özelinde, İkinci Yeni şiirinin oluşumunu sosyolojik açıdan inceliyor. Süreya’nın 1950’ler boyunca yazdığı şiirlerle toplumsal deneyimi arasında mekik dokurken; şairi dönemin politik ve kültürel iklimine, diğer şairlerle girdiği ilişkilere yerleştiriyor. Bunu yaparken alan, habitus ve eser arasındaki karşılıklı şekillenme süreçlerini birlikte okumayı teklif eden yeni bir teorik zemin sunuyor. Mülkiye öğrencilerinin sosyal profilinden şiirdeki söz sanatlarına kadar farklı gerçeklik boyutlarını bir araya getiren kitap, bir toplumsal eylem olarak şiirin sosyopolitik belirlenimlere karşı kendini yazma yolu olabileceğini gösteriyor. Böylece, günümüz sosyolojisinde yaygın olan habitus kavramını da yeniden ele alarak ufuk açıcı bir inceleme ortaya koyuyor. Sadece sosyal bilimcilerin ve edebiyat uzmanlarının değil, şiire ve Cemal Süreya’ya ilgi duyan herkesin istifade edeceği bir çalışma.

168,00 ₺ 240,00 ₺

Politeia Şerhi Mimēsis Ekseninde Bir İnceleme
%30

Oğuz Haşlakoğlu

Politeia Şerhi Mimēsis Ekseninde Bir İnceleme

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İşte mimēsis tam da burada; sözü edilmeye çalışılan ‘sınır’ bağlamında, öğrenme arzumuzun bizi getirdiği zihnimizin sınırlarında farkına varabileceğimiz ‘başka’ bir açılıma işâret edebilir. Bu açılım, bilgi ve erdemin ayrılmazlığında söz konusu, Politeia (Siyâsâ) diyaloğunun da asıl değindiği ‘hakîkî’ ve ‘âdil’ bir târihselleşme imkânından başka bir şey değildir. Platon’un Sokratesçi bilgeliği (bilgi ve erdemin ayrılmazlığı) temel alan philosophia ile açtığı târihsel sahne bu açıdan oldukça önemli ve belirleyicidir; çünkü evren hakkındaki bilgimizin bizi tanımlayan rolünde insan oluşumuzu belirlediğini ortaya koyan ilk büyük sistem düşüncesidir. Politeia Şerhi: Mimesis Ekseninde Bir İnceleme, yalnızca felsefenin değil, bütün bir Batı kültür ve düşünce tarihinin de başlangıç noktasında yer alan Platon’un Türkçede Devlet adıyla anılan Politeia diyaloğunu “açmaya” çalışıyor. Bu zorlu görevi yerine getirmek için metinsel, filolojik, tarihsel bir değerlendirmeyle yetinmeyerek filozoftan günümüze gelene dek felsefe, bilim, sanat, antropoloji, iktisat, sosyoloji gibi kültür ve düşüncenin çeşitli alanlarından girişimlerle birlikte Platon düşüncesini okumaya girişiyor. Yaklaşık 2400 yıl önce yazılmış diyalog üzerine bugün konuşmanın imkân ve anlamını bu aralığı da hesaba katarak ortaya koyan şârih, Aristoteles, Kant, Hegel, Marx, Heidegger, Adorno gibi birçok filozofun yanında bilimden (Einstein, Bohr, Heisenberg, Gödel), sanattan (Dürer, Cézanne, Mondrian, Picasso, Duchamp), edebiyattan (Blake, Baudelaire, Rimbaud, Tanpınar, Nazım Hikmet, Oktay Rifat) pek çok ismi de metnin örgüsünün çözülmesine ortak ediyor. Mimesis kavramıyla düşünce tarihini yeniden (d)okumayı deneyen Haşlakoğlu’nun kitabı, Platon’a yanlış “düşülen dipnotlar”dan tekrar filozofa ve metinlerine dönerek yepyeni bir okuma öneriyor. Felsefeyle, Platon’la, toplum, kültür, bilim ve düşüncenin tarihiyle ilgilenen herkes için mutlaka okunması gereken bir kaynak…

406,00 ₺ 580,00 ₺

Bilge Kral Marcus Aurelius
%30

Donald J. Robertson

Bilge Kral Marcus Aurelius

Çevirmen: Sibel Doğru

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İmparator, Filozof, İnsan. Roma İmparatorluğu’nun başında, tarihin en çalkantılı dönemlerinden birinde duran bir adam... Vebanın, savaşların ve sayısız ihanetin ortasında dimdik ayakta kalmaya çalışan bir filozof... Kendi ruhunun derinliklerine inerek tüm zamanların en çok okunan felsefe klasiklerinden birini kaleme alan bir düşünür: Marcus Aurelius. Peki, tahtın ve savaş meydanlarının ötesinde bu bilge hükümdar gerçekte kimdi? Psikoterapist ve yazar Donald J. Robertson, bu sürükleyici biyografide, Marcus Aurelius’un özel notları olan “Kendime Düşünceler”den yola çıkarak onun iç dünyası ile tarihsel olaylar arasındaki bağı ustalıkla bir araya getiriyor. Annesinden aldığı alçakgönüllülük derslerinden, Stoacı hocalarıyla yaptığı derin sohbetlere, İmparator Hadrian’ın tehlikeli entrikalarından, Antoninus Pius’un erdemli yönetimine kadar Marcus’un karakterini şekillendiren her bir durağa tanıklık edeceksiniz. Bu kitap, okuyucuyu Part Savaşları ve Antoninus Vebası’nın zorlu günlerine götürürken, bir yandan da bir liderin en büyük savaşını –kendi tutkularına ve korkularına karşı verdiği mücadeleyi– gözler önüne seriyor. Stoacılığın Marcus’a nasıl bir iç kale inşa etme gücü verdiğini etkileyici bir biçimde anlatıyor.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan
%30

Jack A. Goldstone

Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan

Çevirmen: Özkan Akpınar

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Modern dünyayı şekillendiren isyanlar neden ve nasıl başladı? Devrimler, sadece birer kitlesel başkaldırı mıydı, yoksa kökleri çok daha derinlerde miydi? Tarihçi ve sosyolog Jack A. Goldstone, Fransız İhtilali’nin ve İngiliz İç Savaşı’nın, Batı’ya özgü siyasi değişimler olduğu fikrini reddediyor, bu olayların Osmanlı İmparatorluğu ve Ming/Çing Hanedanlığı’nda yaşanan büyük isyanlarla benzer tarihsel dinamiklere dayandığını iddia ediyor: büyük krizlerin ana tetikleyicisi, ideolojik veya siyasi farklılıklar değil, demografik değişimlerdir. 1600-1850 yılları arasında yaşanan kitlesel nüfus artışı, hem Avrupa’da hem de Asya’da benzer sonuçlar doğurmuştu: gıda fiyatları arttı, işsizlik patladı ve hayal kırıklığına uğramış genç kitleler ortaya çıktı. Bu baskılar, devletlerin vergi toplama kapasitesini zorladı ve mali krizlere yol açtı. Aynı zamanda, yükselen orta sınıf ve entelektüeller, kendilerine uygun pozisyon bulamayınca mevcut elitlere karşı cephe aldı. Ancak nüfus artışı zorunlu olarak kötü bir şey değildi. Erken modern devletler bu dinamiği bazen kendi lehlerine kullanmayı başardı, yeni topraklar fethetti ve ekonomik genişlemenin önünü açtı. Değişen demografi, esnek olmayan ve değişime direnen yapılarla karşılaştığında ise yıkıcı hâle geldi. Dünya çapında erken modern tarihçiler için bir başyapıt sayılan bu eser, yayımlandığı tarihten 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hâlâ sağlam bir çerçeve ve yöntem sunuyor. Kitabın karşılaştırmalı ve disiplinlerarası yaklaşımı, tarih, sosyoloji, siyaset bilimi ve istatistiksel nüfus bilimini bir araya getirerek erken modern dönüşümleri anlamak, araştırmak ve tartışmak için vazgeçilmez bir rehber niteliği taşıyor. Devrim ve isyanların erken modernden moderne uzanan karmaşık doğasını anlamlandırma yolunda Erken Modern Dünyada Devrim ve İsyan: İngiltere, Fransa, Türkiye ve Çin’de Nüfus Değişimi ve Devlet Çöküşü 1600-1850 eşsiz bir perspektif sunacaktır.

483,00 ₺ 690,00 ₺

Yazanların Okuma Kültürü
%30

Yazanların Okuma Kültürü

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Tanpınar büyük bir açık yüreklilikle sanatını besleyen kaynakları bütün ayrıntılarıyla açıklamakta hiçbir sakınca görmez. Bunlar, başlangıçta Ahmet Haşim ve Yahya Kemal’dir; daha sonra onları Fransız sembolistlerinden Baudelaire, Mallarmé ve Valéry ile Nerval, Hoffmann, Edgar Allan Poe, Goethe, Dede Efendi, Mozart, Beethoven, Bach ve Marcel Proust izler. Ve tabii bunlara bazı Fransız ve İtalyan ressamlarıyla empresyonistleri de ilâve etmek gerekir. Tanpınar, mektubun sonlarına doğru bu isimlere Bergson, Schopenhauer, Nietzche ve Freud’u da ekler. Tabii daha üniversite yıllarında Yahya Kemal’den “eski şiirin lezzetini” tadar, Şeyh Galib’i, Nedim’i, Bâkî’yi ve Nâilî’yi ondan öğrenir ve sever. Yazanların Okuma Kültürü: Kimi Okudular, Nasıl Yazdılar?, okuma kültürüne ve edebiyata gönül vermiş saygın akademisyenlerin, Türk edebiyatının usta kalemlerinin kişisel okuma kültürlerini araştırıp titiz dikkatlerle tespit edilmiş özgün verileri birbirinden keyifli üsluplarla yazmasıyla hazırlandı. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nın önde gelen kalemlerinin okuma tercihleri, okuyuş biçimleri ve rutinlerinin incelendiği elinizdeki kitapta, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Peyami Safa’ya, Yaşar Kemal’den Tarık Buğra’ya, Oğuz Atay’dan Adalet Ağaoğlu’na, Cahit Zarifoğlu’dan Sezai Karakoç’a on biri aşkın zirve ismin neler okuduklarını ve kendilerine has dünyalarında kitapların nasıl bir yere sahip olduğunu göreceksiniz. Bu kitap sizleri edebiyat tarihi, kütüphaneler ve okuma kültürü dünyasında düşündüren ve gülümseten keyifli bir yolculuğa davet ediyor.

294,00 ₺ 420,00 ₺

Ekonomik İdeoloji ve Japon Endüstri Politikası 1931’den 1965’e Kalkınmacılık
%30

Bai Gao

Ekonomik İdeoloji ve Japon Endüstri Politikası 1931’den 1965’e Kalkınmacılık

Çevirmen: Bahar Hazal Öztürk

Kategori: İktisat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İktisadi büyümede kurumların rolü, iktisat yazınında geniş bir yer tutar. Japonya’nın II. Dünya Savaşı sonrasında sergilediği mucizevi iktisadi büyüme performansı da uzunca bir süre Japon ekonomi yönetiminin amiral gemisi olan MITI’yla (Ministry of International Trade and Industry) açıklanmıştır. Bai Gao bu çalışmasında, Japon ekonomisinin iki dünya savaşı arası dönemden savaş sonrası döneme (1931-1965) evrimini incelerken kurumların politika oluşturma süreçlerini mercek altına alarak endüstri politikalarının entelektüel temellerini gün yüzüne çıkarıyor. Birincil ve ikincil kaynaklardan politikaların tarihini soruşturan Gao, Japon ekonomi yönetiminin ekonomik problemleri nasıl tanımladığını, dünyayı nasıl algıladığını ve küresel sistemdeki değişimlere nasıl yanıt verdiğini analiz ediyor. Ekonomik İdeoloji ve Japon Endüstri Politikası, sadece Japonya’nın kalkınmasını açıklamakla kalmıyor, okuyucularını neoklasik iktisat düşüncesinin evrensellik iddiasını ve kapitalizmin türlerini sorgulamaya davet ediyor.

378,00 ₺ 540,00 ₺

Beyaz Perdeye Yansıyan Zihin Ruh Sağlığı ve Sinema
%30

Beyaz Perdeye Yansıyan Zihin Ruh Sağlığı ve Sinema

Kategori: İnsan ve Toplum

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Beyaz Perdeye Yansıyan Zihin: Ruh Sağlığı ve Sinema, alanında uzman psikiyatrist, psikolog ve akademisyenleri bir araya getirerek sinemanın terapide kullanılmasından ruhsal bozuklukların perdedeki temsillerine; psikanalitik ve fenomenolojik film okumalarından yönetmen sinemasındaki psikolojik derinliğe pek çok farklı tema ekseninde sinema ve ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi inceliyor. Kitap otizm, narsisizm, dissosiyatif bozukluklar ve antisosyal kişilik gibi psikiyatrik olguların sinemadaki izlerini sürerken, Stanley Kubrick’ten Ingmar Bergman’a, Tarkovski’den Yavuz Turgul’a uzanan bir seçki üzerinden filmlerin bilinci ve “öteki”yi nasıl inşa ettiğini gözler önüne seriyor.

252,00 ₺ 360,00 ₺

Aklın Rüyası Antik Yunan’dan Rönesans’a Batı Felsefesi Tarihi
%30

Anthony Gottlieb

Aklın Rüyası Antik Yunan’dan Rönesans’a Batı Felsefesi Tarihi

Çevirmen: Ramazan Atıl Karabey

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Daha önce yayınevimizden Aydınlanma Rüyası: Modern Felsefenin Yükselişi adlı eseri yayınlanan Anthony Gottlieb, bu kez felsefe tarihinin Aydınlanma öncesi dönemine odaklanıyor. Aklın Rüyası: Antik Yunan’dan Rönesans’a Batı Felsefesi Tarihi, ilk doğa filozoflarının kozmosu açıklama çabalarından Platon’un idealarına, Aristoteles’in yeni bilimsel sisteminden Orta Çağ skolastiklerine ve sonrasında Rönesans’a uzanan geniş bir fikir dünyasını resmediyor. Felsefeyi soyut düşünceler dizisi değil, insan aklının dünyayı anlama ve anlamlandırma çabası olarak ele alan Gottlieb, sadece felsefi düşünceyi değil, bu düşünceyi doğuran tarihî, toplumsal ve kültürel bağlamları da ayrıntılı bir şekilde analiz etmeye çalışıyor. Antik Yunan’ın evrene dair tasavvurunu, Helenistik Dönemde bu düşünsel mirasın sarsılışını, Orta Çağ skolastiğinin yükselişini ve sonrasında aklın yeni sınırlarının nasıl çizdiğini bütünlüklü ve okuru yormayan bir şekilde aktaran Gottlieb’in kitabı, felsefenin bin yıllık seyrini takip etmek isteyen herkes için temel bir başvuru kaynağı niteliğinde.

336,00 ₺ 480,00 ₺

Profesör Astro Kedi ile İnsan Vücudu Destanı
%30

Profesör Astro Kedi ile İnsan Vücudu Destanı

Çevirmen: Dr. Betül Kerim

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Neden hapşırırız? Cildimiz neden var? Kulaklarının böyle tuhaf şekilli olması normal mi? İnsan vücudu âlemdeki en karmaşık şeylerden biridir. Yazar Dominic Walliman’ın yardımıyla insan vücudunun tüm harika parçalarını keşfetmek için bir yolculuğa çıkan Profesör Astro Kedi ve ekibine katılın! Baştan ayağa hatta en kuytu köşelere kadar bu harikulade insan vücudu macerasında her şey var!

210,00 ₺ 300,00 ₺

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği
%30

Mengzi

Hükümdara Öğütler Mengzi Klasiği

Kategori: Klasik

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Aile büyüklerine hürmet edilmelidir ki hürmet, diğer hanelere de ulaşsın. Evlatlara şefkat duyulmalıdır ki şefkat, diğer hanelere de yayılsın. Bu sayede, yeryüzünün yönetimi avuçlarınızın içinde olacaktır. Şiirler Klasiği’nde şöyle denir: “Davranışlarınla önce eşine örnek ol, sonra davranışlarını hane içindeki kardeşlerine göster ve en sonunda bu davranışlarını toplum geneline yay.” Bunun anlamı, benliğin iyiliğini başkalarına ulaştırmaktır. Mengzi (MÖ 372-289); insan doğasının doğuştan iyi olduğu teorisiyle antik dönem Çin felsefesine yepyeni bir soluk getiren, Konfuçyüs (MÖ 551-479) tarafından benimsenen ahlak öğretisini miras alarak detaylandıran, geliştiren ve bu öğretinin dünya çapında tanınmasına asıl katkıyı sağlayan filozoftur. Kadim Çin medeniyetinin günümüze dek korunan ve Uzak Doğu kültürünü şekillendiren geleneksel yapısını anlamak adına Konfuçyüs öğretisindeki normatif çerçeveyi bilmek ne kadar önemliyse, Çin ulusunun gelecek nesillere aktardığı siyasi ideolojisini anlamlandırmak adına Mengzi felsefesindeki hümanist yaklaşımı bilmek de bir o kadar önemlidir. Konfuçyanizm’in en değerli eserleri arasında yer alan Hükümdara Öğütler: Mengzi Klasiği, edebî kuvvetliliği ve felsefi berraklığı sayesinde bilgiyi ve erdemi özümseme, sosyal yaşamı düzenleme ve ideal siyaseti belirleme hakkında ayrıntılı anlatımlar sunuyor. Konfuçyüs’ün dile getirmediği konuları açıklayan ve önceleyen bu klasik, insanın doğuştan gelen iyi eğilimlerini nasıl koruması gerektiği temelinden ilerleyerek kişisel gelişimin tamamlanmasında psikolojik sürecin önemini vurgulayan ve beşerî ilişkilerin kurulmasında toplumsal eşitliğin gereksinimini destekleyen argümanlarıyla öne çıkıyor.

203,00 ₺ 290,00 ₺

Nikolas Kopernik: Dünya Gezegen Olunca
%30

Owen GingerichJames Maclachlan

Nikolas Kopernik: Dünya Gezegen Olunca

Çevirmen: Mustafa Bayrak

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> 1473’te Polonya’da doğan Nicolaus Copernicus sessiz bir devrim başlattı. Hiçbir bilim insanı evrendeki yerimize dair anlayışımızı bu meraklı piskopos doktoru ve kilise görevlisi kadar kökten değiştirmemiştir. Polonya’da doğmuş, Krakov’da ve ardından İtalya’da eğitim görmüş, yetişkinlik hayatının tamamında kilise yöneticisi olarak görev yapmıştır. Gezegenlerin hareketlerini tanımlamak için güzel ve tutarlı bir sistem keşfetme arayışında Kopernik, güneşi sistemin merkezine yerleştirdi ve dünyayı güneşin etrafında hareket eden bir gezegen haline getirdi. Bugün güneş sistemimizi başka bir şekilde hayal etmek zor, ancak Kopernik’in fikri kendi zamanı için dünyayı sarstı. Güneş merkezli evren vizyonu birçokları için şok edici ve çoğu için inanılmaz olsa da göksel hareketlerin fiziksel olarak anlaşılması için temel bir taslak haline geldi. Onun güneş merkezli sistem kavramının halka ulaşması neredeyse iki yüz yıl aldı. Yine de Kopernik’in olağanüstü metninde ortaya koyduğu şey bilimde gerçekten devrim yarattı. Bu nedenle, muazzam bir dönüşümün ilk adımını atan sessiz bir doktor olarak Kopernik, Bilimsel Devrimin babası olarak kabul edilir.

185,50 ₺ 265,00 ₺

Para Pul Oldu
%30

Ali Akyıldız

Para Pul Oldu

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Osmanlı modernleşmesinin yapısal unsurlarından biri de kâğıt paranın toplum ve devlet hayatına girmesidir. Büyük askerî mağlubiyetlerin sıklaştığı ve siyasi problemlerin üst üste yığıldığı bir çağda, devlet artan giderlerini yeni bir finansal araçla karşılamaya çalıştı: kaime, yani kâğıt para. İlk uygulamalarda %12,5 gibi yüksek bir faizle basılan kaimenin zamanla faiz oranı giderek düştü ve karşılıksız kaimelerin piyasaya sürülmesiyle paranın pul olması kaçınılmaz bir hâle geldi. Kâğıt para geçici bir icat olarak kalmadı, modernleşme asrından Cumhuriyet Türkiyesi’ne dek gelişti, değişti. Devlet istediği kadar “kaime eşittir altın” formülünü ileri sürsün, piyasa kendi şartlarını kendi tayin etti; zira, halk, para deyince “şıkırtısı işitilen bir maden parçasını” anladığı için kâğıt paranın değeri kolayca sorgulanıyor, güvenilmez bir kâğıt parçası olarak kalıyordu. Osmanlı modernleşmesinin birçok veçhesini aydınlatan kitapların yazarı Prof. Dr. Ali Akyıldız’ın Para Pul Oldu, Osmanlı’da Kâğıt Para, Maliye ve Toplum adlı eseri, en uzun yüzyılda devletin ihtiyaçlarını karşılamak üzere çıkardığı kâğıt paranın tarihini incelerken, toplumun kâğıt para ile kurduğu ilişkiyi, ona karşı gösterdiği güvensizliği ve kâğıt paranın devlet için yarattığı sorunları derinlemesine bir arşiv çalışmasının ürünü olarak sunuyor. Devlet Arşivleri ve özel koleksiyonlardan titizlikle toplanmış, çoğu ilk defa gün yüzüne çıkan Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi kâğıt para görsellerinin eşlik ettiği bu kitap Osmanlı tecrübesinde kâğıt paranın sadece bir para politikası enstrümanı değil, aynı zamanda Osmanlı’nın kriz yönetiminde başvurduğu stratejik bir araç olduğunu da ortaya koyuyor; Tanzimat reformlarından Kırım Savaşı’na, 93 Harbi’ne ve Birinci Dünya Savaşı’na kadar yaşanan değişimlerin ve krizlerin tarihini kâğıt para penceresinden okumayı vadediyor. Seri numarasız kaimelerin devletin gizli para basmasına imkân sağlama, Galata bankerlerinin spekülasyonlarla güç kazanma ve Avrupa sermayesinin doğrudan müdahil olduğu yeni bir finansal düzenin ortaya çıkma süreçlerini titizlikle ele alan bu kitap, kalpazanlık, enflasyon ve vergilendirme gibi birçok bağlamda kâğıt paranın hikâyesini renkli ve akıcı bir anlatımla okura sunuyor. İktisat tarihi, maliye politikası, Osmanlı modernleşmesi ve Türkiye’nin sosyoekonomik dönüşümleriyle ilgilenen tarihçiler, araştırmacılar ve meraklı okurlar için vazgeçilmez bir kaynak.

875,00 ₺ 1.250,00 ₺

Sinema ve Deneyim
%30

Miriam Bratu Hansen

Sinema ve Deneyim

Çevirmen: Salih Furkan Sevim

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Bu kitap ne tamamlanmış ne de her şeyi yansıtan bir araştırma sunar. Tartışılan üç yazarın külliyatlarında film oldukça dengesiz oran ve yoğunluklarda bir dikkate mazhar olmuştur. Yalnızca Kracauer’in dopdolu bir film tarihi bilgisine sahip düzenli bir sinema izleyicisi olduğunu söyleyerek hakkını teslim etmek gerek. Benjamin’in modernitenin kesişen kavşaklarını teorize etme çabası içinde sinema merkezî bir rol işgal etmesine rağmen, muhtemelen hakkında yazdığı Sovyet filmleri, Chaplin filmleri ve Disney filmlerinden başka çok az şey izlemiştir. Adorno’nun filmle ilişkisi ise, Kluge’nin şakasını yaptığı üzere, “sinemaya gitmeyi severim, beni rahatsız eden tek şey perdedeki görüntüdür” şeklinde özetlenebilir. Siegfried Kracauer, Walter Benjamin ve Theodor W. Adorno; dostlukları, entelektüel angajmanları ve girdikleri tartışmalarla birbirleriyle yakından ilişkili entelektüellerdi. Birlikte sinemanın ve diğer medya teknolojilerinin kilit rol oynadığı modernitenin derinlikli bir felsefi eleştirisini geliştirdiler. Bu kitap, üçlünün eleştirel yaklaşımlarını Weimar döneminden 1960’lara kadar sinema ve fotoğraf üzerinden inceliyor. Miriam Bratu Hansen, daha önce bilinen ya da Kracauer örneğinde olduğu gibi daha az bilinen kaynaklardan oluşan kapsamlı bir arşive dayanarak Benjamin’in sanat eseri çalışması da dahil olmak üzere düşünürlerin kanonik metinlerine dair yeni bakış açıları ortaya koyuyor. Hansen’in berrak çözümlemeleri, bu metinleri kullanarak dijital teknolojinin doğurduğu yeni açmazlara çözüm bulabilecek ve sinema kültürünün yeni sorunsallarına cevap üretebilecek bir sinema ve deneyim teorisinin çerçevesini çiziyor. Bu kitap aynı zamanda düşünürlerin Türkiye’de yaygın bir entelektüel kullanıma ulaşan kavramlarının sinema bağlamında somut bir biçimde anlaşılmasını ve düşünürlerin düşünsel maceraları içerisinde konumlandırılarak tarihselleştirilmesini sağlama iddiasında...

392,00 ₺ 560,00 ₺

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.

Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni’ni ve Gizlilik ve Çerez Politikası’nı okudum, anladım ve onaylıyorum.

Lütfen Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni ve Gizlilik ve Çerez Politikası metinlerini onaylayınız!