Yeni Çıkanlar

KATEGORİ


Ahilik: Eşyaya Teslim Olmayan Ahlak
%30

M. Fatih Köksal

Ahilik: Eşyaya Teslim Olmayan Ahlak

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Ahilik denildiğinde çoğu zaman akla yalnızca esnaf teşkilatı gelir. Oysa Ahilik, Anadolu’nun ruhunu şekillendiren; emeği ahlakla, ticareti adaletle, üretimi insan terbiyesiyle buluşturan büyük bir medeniyet tasavvurudur. M. Fatih Köksal, bu eserinde Ahiliği efsanelerin ve tekrar edilen kabullerin ötesine taşıyarak tarihî kaynaklar ışığında yeniden ele alıyor. Kitabın ilk bölümünde Ahiliğin öncü şahsiyeti Ahi Evran’ın hayatı, kişiliği ve Türk kültür tarihindeki yeri titiz bir araştırmayla incelenirken; ikinci bölümde Ahiliğin fikrî temelleri, ahlak anlayışı, eğitim sistemi, teşkilat yapısı ve Anadolu toplumunu şekillendiren yönleri kapsamlı bir bakışla değerlendiriliyor. Ahilik, bu kitapta yalnızca geçmişte kal mış bir teşkilat olarak değil; İslami ve tasavvufi kaynaklardan beslenen, dürüstlüğü, adaleti, liyakati, paylaşmayı ve insanı merkeze alan değerleriyle çağları aşan bir ahlak ve hayat anlayışı olarak ele alınıyor. Tarihî bir mirasın ötesinde, bugünün dünyasına da ışık tutan elinizdeki bu kitap; Türk kültürünü, medeniyetini ve insan tasavvurunu anlamak isteyen okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

224,00 ₺ 320,00 ₺

Modern Alman Edebiyatı
%30

Michael Minden

Modern Alman Edebiyatı

Çevirmen: Mertkan Karaca

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Alman edebiyatının diğer modern edebiyatlardan daha “felsefi” olduğu yönündeki yaygın kabul, onun metinsel gerçekliğini ne kadar yansıtmaktadır? Michael Minden, Alman edebiyatının yaklaşık iki buçuk asırlık serüvenini yeniden değerlendirirken, edebiyatı teorik kalıpların ve ulusal mitlerin gölgesinden çıkararak metinlerin kendisine dönüyor. Lessing, Herder, Goethe ve Schiller ile başlayan, Kleist, Hölderlin ve Rilke, Trakl, Kafka, Brecht ve Paul Celan’a uzanan bu geniş panorama, Alman edebiyatının Avrupa modernitesiyle kurduğu yaratıcı ve çoğu zaman çelişkili ilişkiyi gözler önüne seriyor. Aydınlanma düşüncesinden Romantizmin yükselişine, sanatın özerklik iddiasından dünya savaşlarının yarattığı kültürel kırılmalara kadar uzanan bu çalışma, edebiyatı yalnızca fikirlerin taşıyıcısı değil, toplumsal değişimlere tepki veren canlı bir kültürel pratik olarak ele alıyor. Edebiyat ile tarih arasındaki hassas dengeyi koruyan Modern Alman Edebiyatı, Alman Dili ve Edebiyatı, Karşılaştırmalı Edebiyat ve Kültürel Çalışmalar alanlarında çalışanlar için olduğu kadar, Avrupa’nın en etkili edebî geleneklerinden birini bütünlüklü biçimde tanımak isteyen tüm okurlar için de vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.

322,00 ₺ 460,00 ₺

Kütüphane: Hepsi ve Çok Daha Fazlası!
%30

Mehlika Karagözoğlu

Kütüphane: Hepsi ve Çok Daha Fazlası!

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Kütüphanede seni nelerin beklediğini bilmek ister misin? HEPSİ VE ÇOK DAHA FAZLASI BU KİTAPTA!

175,00 ₺ 250,00 ₺

Ernest Rutherford ve Atomun Parçalanışı
%30

J. L. Heilbron

Ernest Rutherford ve Atomun Parçalanışı

Çevirmen: Hamid Aydın

Kategori: Bilim

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Ernest Rutherford ve Atomun Parçalanışı, modern fiziğin kurucu figürlerinden Ernest Rutherford’un bilimsel mirasını ve atom fiziğinin evrimini mercek altına alan kapsamlı bir monografidir. J.L. Heilbron, bu eserinde Rutherford’un Yeni Zelanda’daki mütevazı kökenlerinden Cambridge Cavendish Laboratuvarı’nın direktörlüğüne uzanan kariyerini, bilim tarihinin metodolojik ve kuramsal dönüşümleri eşliğinde analiz etmektedir. Eser; radyoaktivitenin mahiyeti, alfa ve beta ışınlarının tasnifi, helyumun oluşumu ve elementlerin radyoaktif dönüşüm kuramı gibi fizik dünyasını dönüştüren temel buluşların kavramsal altyapısını titizlikle inceler. Heilbron, Rutherford’un deneysel pratiklerini sadece teknik başarılar olarak değil, aynı zamanda dönemin bilimsel paradigmaları ve akademik ağları içerisindeki konumlanışı üzerinden değerlendirir. Disiplinlerarası bir perspektifle hazırlanan kitap, klasik fizikten modern atom teorisine geçiş sürecindeki kritik kırılma noktalarını tarihsel bir derinlikle sunmaktadır. Akademik bir yetkinlikle kaleme alınan bu çalışma; bilim tarihçileri, kuramsal fizikçiler ve doğa bilimlerinin epistemolojik gelişimine ilgi duyan araştırmacılar için temel bir referans kaynağı niteliğindedir. Rutherford’un Nobel ödüllü çalışmaları ve maddenin yapısına dair sunduğu özgün çıkarımlar, Heilbron’un analitik anlatımıyla bilim literatüründeki yerini tahkim etmektedir.

196,00 ₺ 280,00 ₺

Post – Avrupa
%30

Yuk Hui

Post – Avrupa

Çevirmen: Burak Çakır

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Son iki yüz yıldır felsefi bir kavram haline gelen ve bir üstünlük aracına dönüşen “Avrupa”nın bugün artık aynı anlamı taşıyamadığı aşikâr. Savaşlar, sömürgecilik deneyimleri, krizler, soykırımlar, göçmen politikaları, artan ulusçuluklar ve ortak bir dünyadan söz ettiren teknoloji… Yuk Hui klasik anlamıyla Avrupa’nın artık olamayacağını hatırlatarak bizi Avrupa sonrası bir durumu düşünmeye davet ediyor. Teknolojinin de artık “Avrupalı” sayılamayacağı tekno-ekonomik dönüşümle şekillenen bu gezegenleşmiş dünya karşısında yurtsuzluk ve yuvaya dönüş özlemini yazar yeniden ele alıyor. Tüm bu tekno-ekonomik manzarada düşüncenin bireyleşmesi için nasıl bir zemin inşa edilebileceğini tartışıyor. Teknoloji felsefesinin önde gelen isimlerinden Yuk Hui, dünyanın mevcut homojenleşmiş gezegensel haline Heidegger, Jan Patočka, Derrida, Bernard Stiegler ve Gilbert Simondon gibi düşünürlerin penceresinden bakıyor. Fakat bununla da yetinmeyerek Kitaro Nishida ve Mou Zongsan gibi Asyalı felsefecilerle Doğu ve Batı arasındaki basmakalıp karşıtlıkları yıkıyor. Düşüncenin bireyleşmesi meselesiyle Avrupa sonrasında “Asya Nedir?” sorusuna bir cevap arıyor. Emre Şan’ın Türkçe çeviri için kaleme aldığı önsözün de eşlik ettiği elinizdeki eser, sermaye, tüketimcilik, dijitalleşme ve tekno-bilimin bize sunduğu düzleştirilmiş gezegende, insanın kaçamayacağı varoluşsal yurtsuzluk meselesine dikkat kesilmemizi sağlıyor. Avrupa’nın tahakküm ettiği ve yerelliklerin yok sayıldığı bir dünyada homojenleşmenin faturasını görünür kılarak ve bundan sonrasını düşünerek, düşüncenin bireyleşmesini yeni ve spekülatif bir felsefi mecra olarak konumlandırıyor.

210,00 ₺ 300,00 ₺

Hollywood Taklidi : Dünya Sinemasında Ulusötesi Uyarlamalar
%30

Iain Robert Smith

Hollywood Taklidi : Dünya Sinemasında Ulusötesi Uyarlamalar

Çevirmen: Merve Yalçın Pelit

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Kendimce, umuyorum ki burada yaptığım araştırma kültürlerin uyarladığı ve birlikte yaşadığı ödünç alma ve alışveriş süreçlerine dikkat çeker. Kültürleri “saf” olarak ve “öteki” tarafından lekelenme tehdidi altında tasavvur eden özcü yaklaşımlara karşı, bu kitap bunun yerine, egemenlik ve direniş kavramlarına dayanan kültürel küreselleşme modellerinden uzaklaşarak kültürlerin birbirlerinden ödünç aldığı ve birbirleriyle etkileşimde bulunduğu ara süreçleri daha yakından incelemeyi savunmaktadır. Elinizdeki bu çalışma, Yeşilçam sinemasındaki Hollywood uyarlamalarını Hint ve Filipin sinemalarındaki örneklerle birlikte karşılaştırmalı olarak ele alıyor. Yazar Iain Robert Smith, Yeşilçam’ı salt bir “taklit” olarak küçümseyen veya Batı’ya karşı bir direniş sayan yaklaşımlardan ayrılarak taklidin yaratıcı bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. “Hollywood mimi”nin yerli kültürde hayatta kalmak için bir gen gibi nasıl adaptasyona uğradığını inceleyen eser, Yeşilçam’ın bütçe ve sansür gibi zorlu endüstriyel koşullar altında Batılı metinleri fırsatçı bir söküp takma mantığıyla nasıl yeniden yazdığını göstererek Türk sinemasına dair ufuk açıcı bir perspektif sunuyor.

252,00 ₺ 360,00 ₺

Özdeşlik
%30

Erica Shumener

Özdeşlik

Çevirmen: Emre Çeliker

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> İki şeyin gerçekten “bir ve aynı” şey olduğunu nasıl anlarız? Bir ışınlayıcıya giren kişiyle oradan çıkan kişi aynı kişi midir? Bir saç telini kaybeden Amelia, hâlâ aynı Amelia mıdır? Peki ya bir heykeltıraşın elindeki kil yığını ile o kilden ortaya çıkan heykel arasındaki o ince ayrım tam olarak nereden geçer? Metafizik Bugün serisinin yeni kitabı Özdeşlik, felsefenin bu en eski ve ama aynı zaman en güncel meselesinin çağdaş metafizik tartışmalar içinde nasıl ele aldığına odaklanıyor. Erica Shumener kitabında, özdeşlik ölçütlerinin ne olduğunu ve bu ölçütlerin farklı biçimlerini, hangi durumlarda iki şeyin gerçekten aynı sayılabileceğini, Leibniz’in meşhur “ayırt edilemezlerin özdeşliği” yasasını ve bu yasanın sınırlarını inceliyor. Özdeşlik üzerine düşünmenin ne anlama geldiğini açık ve anlaşılır bir dille ortaya koyan bu kitap, çağdaş metafiziğin bu temel meselelesine sağlam bir giriş sunuyor.

140,00 ₺ 200,00 ₺

Hukuk Felsefesi
%30

Andrei Marmor

Hukuk Felsefesi

Çevirmen: Erdoğan Önen

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Hukuk nedir? Hukukun doğasına dair neler söylenebilir? Hukuk özü gereği tartışmalı bir kavram mıdır? Hukuki geçerliliğin koşulları nelerdir? Hukukilik, normatif olmayan olgulara indirgenebilir mi? Hukukun öznelerine yükleme iddiasında olduğu gerekliliğin doğası tam olarak nedir? Hukuki gereklilik, ahlaki yükümlülük gibi bir şey midir? Neden belirli edim ya da olaylar hukuki-normatif bir anlama sahiptir de diğerleri değildir? Hukuk egemenin buyruğu mudur? Hukuk toplumsal kurallar tarafından nasıl oluşturulur? Hukuk ahlak tarafından belirlenir mi? Hukuk felsefesi normatif midir? Hukuku neden yorumlamak gerekir ve hukuku her zaman yorumlar mıyız?... Çağdaş hukuki pozitivizmin en önemli temsilcilerinden Andrei Marmor, elinizdeki kitapta, bu gibi sorular eşliğinde, hukuk felsefesinin temel tartışmalarına odaklanıyor; pozitivist gelenekle eleştirel bir diyaloğa girerek geçerlilik, normatiflik, yorum ve hukuk dili etrafındaki meseleleri yoğun fakat berrak bir üslupla ele alıyor.

252,00 ₺ 360,00 ₺

Brezilya Ulusal Sineması
%30

Lisa ShawStephanie Dennison

Brezilya Ulusal Sineması

Çevirmen: Fatma Büşra Çalış

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Pek çok dünya sinemasında tanık olduğumuz üzere küresel ve ekonomik kriz dönemlerinde film yapım oranlarındaki düşüş istisnalarıyla birlikte, Brezilya’daki film yapımı on dokuzuncu yüzyılın son on yılının başlangıcından bu yana istikrar yakalamıştır. Brezilya sineması hem yurt içindeki hem de dışarıdaki izleyicilerin ilgisini uyandırabilmiştir (12 milyondan fazla insan Dona Flor e seus dois maridos [Dona Flor ve İki Kocası] filmini izlemeye gitti) ve Cidade de Deus da (Tanrı Kent, 2002) Birleşik Krallık’ta izlenen yabancı filmler arasında tüm zamanların en kârlı üçüncü filmiydi. Brezilya filmleri 1950’lerden beri düzenli olarak uluslararası ödüller kazanmaktadır. Brezilya sineması da eleştirmenlerce beğenilen ve epeyce etkili avangart/sanat sineması hareketiyle -cinema novo- iftihar edebilir ve dolayısıyla Brezilya’da “ulusal sinema”nın varlığı davasına destek çıkabilir. Brezilya Ulusal Sineması, Brezilya sinemasının alışkanlık gereği göz ardı edilen popüler türler gibi kısımlarına hak ettikleri önemi veriyor. Aynı zamanda 1960’ların uluslararası arenada beğeni toplayan avangart cinema novo’suna taze bir yaklaşım getiriyor. Yazarlar Lisa Shaw ve Stephanie Dennison, bilhassa etnik köken, ırk ve toplumsal cinsiyetle ilişkili olarak son dönemlerde ortaya çıkan yıldız teorilerini, meşhur Brezilyalı oyuncuların yanı sıra daha az bilinen yerli ikonlara uyguluyor. Ulusal Sinemalar dizisine yapılan bu ekleme, Brezilya sineması ile ulusal ve kültürel kimlik meseleleri arasındaki ilişkiye kapsamlı bir bakış sunuyor.

336,00 ₺ 480,00 ₺

Madde, Uzay ve Zaman: Antik Teoriler ve Takipçileri
%30

Richard Sorabji

Madde, Uzay ve Zaman: Antik Teoriler ve Takipçileri

Çevirmen: Selime Çınar

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Newton meşhur kitabı Principia’da “uzay, zaman, yer ve hareketin apaçık” şeyler olduğunu söyler. Oysa Newton’ın açıklamaya gerek duymadığı bu temel kavramlar, Antik Çağ’dan günümüze uzanan uzun ve tartışmalı bir düşünce tarihinin merkezinde yer alır. Maddenin mahiyetinin ne olduğu, uzayın bağımsız bir gerçekliğe sahip olup olmadığı ya da hareketin hangi ilkeler üzerinden açıklanabileceği soruları, yalnızca antik doğa felsefesinin değil, bütün bir düşünce tarihinin yönünü belirleyen temel problemler arasında yer alır. Sorabji’nin Madde, Uzay ve Hareket: Antik Teoriler ve Takipçileri kitabı doğa felsefesinin ve metafiziğin birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili olan bu üç önemli kavramının tarihine yönelik bir inceleme yürütüyor. “Madde”, “Uzay” ve “Hareket” üzerine üç kısımdan oluşan kitabın her bir bölümü, antik dönemdeki tartışmaların yanı sıra 5. yüzyıldan 6. yüzyılın sonlarına kadar uzanan süreçte bu kavramların nasıl dönüştüğünü ve sonraki düşünce geleneklerini nasıl etkilediğini göstermeye çalışıyor. Ayrıca kitap bu kavramlara ilişkin antik tartışmaları yalnızca tarihsel bir araştırmanın konusu olarak değil, çağdaş fizik ve metafizik tartışmalarında hâlâ canlılığını koruyan meseleler olarak ele alması bakımından da önem arz ediyor.

336,00 ₺ 480,00 ₺

Töz
%30

Donnchadh O’conaill

Töz

Çevirmen: Merve Nur Yaman

Kategori: Felsefe

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Metafiziğin bir bilim olarak teşekkülüyle töz kavramının felsefe sahnesine çıkışının eş zamanlı olduğu söylenebilir. Bu bakımdan töz, Antik Çağ’dan günümüze metafiziğin temel kategorilerinden biri olagelmiştir. Uzun tarihi boyunca, varlığın ne olduğu sorusuyla beraber düşünülen, hatta bu soruya cevap olarak önerilen töz kavramının, zaman zaman gerekli bir kategori olup olmadığı sorgulanmış hatta kimi felsefi sistemlerde reddedilmiştir. O’Conaill’in Töz kitabı ise meseleye yaklaşmanın farklı bir yolunu öneriyor. Temelde töz hakkındaki çağdaş çalışmalara özellikle de tözü, ontolojilerinin temel bir kategorisi olarak kabul eden töz ontolojilerine odaklanan O’Conail, meseleyi, tözlerin metafizik sistemler içinde oynadıkları temel rollerin ve bir şeye töz diyebilmenin temel ölçütlerinin neler olduğu soruları üzerinden ele alıyor. Kitapta ayrıca tözlerin varlığı lehine ve aleyhine öne sürülen argümanlar ve hangi varlıkların töz olarak adlandırılabileceğine ilişkin farklı yaklaşımlar yer alıyor. Metafizik Bugün serisinin yeni kitabı Töz, metafizik tarihinin belki de en önemli kavramıyla ilgili güncel tartışmalara ilgi duyan herkes için bir başlangıç sunuyor.

154,00 ₺ 220,00 ₺

Müzik Defteri (Sayı 4)
%30

Prof. Dr. Uğur Ekren

Müzik Defteri (Sayı 4)

Kategori: Sanat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Uğur Ekren Editörün Sunuşu Hale Tetik Midas’ın Kulakları Operası ve Bergson’da Gülmenin Toplumsal İşlevi Şafak Ural Müzik Dili Olarak Türkçe Eren Tamer Dilin Sınırları ve Müziğin İfadesi: Ludwig Wittgenstein ve Johannes Brahms Hale Tetik - Yalçın Tura Çekmecede Kalanlar: Yalçın Tura ile Seslendirilmeyi Bekleyen Eserleri Üzerine Ömer Eğecioğlu Félicien David: Yolu İstanbul ve İzmir’den Geçen Bir Oryantalizm Öncüsü Zeynep Sandalcı Müzik ile Resim İlişkisi Bağlamında Azize Cecilia Tasvirlerine Kısa Bir Bakış

140,00 ₺ 200,00 ₺

Çin: Tarih, Kültür ve Medeniyet
%30

John King FairbankMerle Goldman

Çin: Tarih, Kültür ve Medeniyet

Çevirmen: Aişe Handan Konar

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> “Hiçbir zaman bu kadar az kişi, bu kadar çok kişiye, bu kadar uzun süre hâkim olmamıştır.” Çin – Tarih, Kültür ve Medeniyet, insanlık tarihinin en uzun soluklu siyasal ve kültürel sürekliliğini mercek altına alan, alanının kurucu metinlerinden biridir. 20. yüzyıl boyunca Amerikan Çin tarihçiliğine yön veren ve bu alanda en büyük otoritelerden biri olan John King Fairbank ve onunla uzun yıllar birlikte çalışan Merle Goldman’ın imzasını taşıyan bu eser, yalnızca bir tarih anlatısı değil; aynı zamanda modern dünyada Çin’i anlamanın anahtarlarından biridir. Bu bakımdan elinizdeki kitap, bir şaheser olma hüviyetini muhafaza etmektedir. Eser, arkeolojik kökenlerden başlayarak imparatorluk düzeninin yükselişini, Konfüçyanizm’in devlet ideolojisine dönüşümünü, Song ve Ming dönemlerinin kurumsal yapılanmasını ve Qing Hanedanı’nın idari başarısını kapsamlı biçimde ele alıyor. Ardından 1600-1911 arası geç imparatorluk krizlerini, Cumhuriyet devrimini, iç savaş yıllarını ve 1949 sonrası Çin Halk Cumhuriyeti’nin radikal dönüşümlerini analitik bir çerçevede inceliyor. Büyük İleri Atılım’dan Kültür Devrimi’ne, Mao sonrası reformlardan 21. yüzyılın eşiğindeki küresel yükselişe uzanan geniş bir tarihsel panorama sunuyor. Eser, okuyucuyu yalnızca “Ne oldu?” sorusuna değil, “Neden böyle oldu?” sorusuna da cevap aramaya davet ediyor. VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Türkçeye Çin – Tarih, Kültür ve Medeniyet başlığıyla kazandırılan bu kitap; tarih, siyaset bilimi, sosyoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarında çalışan araştırmacılar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı; Çin’in yükselişini tarihsel derinliğiyle kavramak isteyen her okur için ise güçlü ve ufuk açıcı bir rehberdir. “Bu eser, önümüzdeki on yıllar boyunca temel bir başvuru kaynağı olacaktır.” — Washington Post Book World

476,00 ₺ 680,00 ₺

Iyyy! Solucanlar
%30

Vivian French

Iyyy! Solucanlar

Çevirmen: Hazal Bozyer

Kategori: Çocuk

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Toprak solucanlarıyla tanışmaya hazır olun. Bahçenizde yaşayan bu olağanüstü canlılarla ilgili sıcacık bir hikâye sizleri bekliyor!

126,00 ₺ 180,00 ₺

Molla Sadrâ
%30

Sayeh Meisami

Molla Sadrâ

Çevirmen: Abuzer Dişkaya

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Molla Sadrâ, İslam felsefesinin geç döneminde ortaya koyduğu düşünce sistemiyle, felsefe, kelam ve tasavvufu ortak bir metafizik çerçevede yeniden yorumlayan önemli bir filozoftur. “Aşkın Felsefe” (Hikmet-i Müteâliye) olarak bilinen yaklaşımı, varlık anlayışı, bilgi teorisi ve insanın ontolojik konumuna dair geliştirdiği kavramlarla sonraki yüzyıllarda geniş bir etki alanı oluşturmuştur. Sayeh Meisami tarafından kaleme alınan elinizdeki bu kitap, Molla Sadrâ’nın hayatını ve entelektüel çevresini ana hatlarıyla ele aldıktan sonra, onun düşüncesinin temel meselelerini açık bir anlatımla inceler. Varlık ve mahiyet ilişkisi, varlığın mertebeleri, bilen ile bilinenin birliği, huzurî bilgi, hayal âlemi ve cevherî hareket gibi kavramlar, Sadrâ felsefesinin bütünlüğü içinde değerlendirilir. Eserde ayrıca Tanrı’nın birliği, ilahî bilgi, özgür irade ve diriliş gibi klasik metafizik meselelerin Sadrâ’nın düşüncesinde nasıl yeniden ele alındığı gösterilir. Son bölüm ise filozofun öğrencileri, eleştirmenleri ve sonraki dönemlerdeki etkisi üzerinde durur. Molla Sadrâ isimli bu kitap, İslam düşüncesinin önemli bir filozofunun hayatını ve fikirlerini tanımak isteyen okuyucular için kısa ve sistemli bir giriş niteliğindedir.

196,00 ₺ 280,00 ₺

Belediye Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yerel Yönetimler
%30

Mehmet Güneş

Belediye Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yerel Yönetimler

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Osmanlı Devleti’nde klasik dönemde belediye hizmetleri, merkezi yönetimin atadığı görevliler ve vakıflar aracılığıyla yürütülmekteydi. Ancak 19. yüzyılda, özellikle ticari açıdan gelişmiş liman şehirlerinde yaşayan tüccar, banker ve yabancı unsurların artan talepleri bu yapının değişmesini zorunlu kıldı. Tanzimat döneminde merkezi hükümet, Kırım Savaşı sırasında İstanbul’a gelen yabancıların beklentilerini de dikkate alarak 1855’te Şehremaneti’ni kurdu. Bu kurum, modern belediyeciliğin ilk adımı olmakla birlikte beklenen başarıyı tam olarak sağlayamadı. Bunun üzerine 1857-1858 yıllarında Beyoğlu-Galata bölgesinde Altıncı Daire-i Belediye oluşturularak yeni bir düzenlemeye gidildi. Avrupa, özellikle de Fransız yerel yönetim modeli örnek alınarak başlatılan bu süreç, 1860’lardan itibaren İstanbul’un dışına da yayıldı. Mali zorluklara rağmen devlet, belediye teşkilatını geliştirmek için çeşitli hukuki düzenlemeler yaptı. 1877’de çıkarılan kanunlarla belediyelerin görev ve yetkileri belirgin hâle getirildi. Zamanla yaygınlaşan belediye meclisleri, sınırlı da olsa seçim uygulamalarıyla toplumsal düzeyde demokratik bilincin gelişmesine katkı sağladı. Bu yönüyle Osmanlı belediyeciliği, Cumhuriyet dönemindeki yerel yönetim anlayışının temelini oluşturdu. Arşiv belgeleri, salnameler ve birinci el kaynaklara dayanan bu çalışma; geleneksel düzenden modern belediyeciliğe geçişi tüm evreleriyle analiz etmektedir. Kitap, Osmanlı idari mirasının Türkiye Cumhuriyeti yerel yönetim geleneğine nasıl temel teşkil ettiğini merak eden okurlar için temel bir rehber niteliğindedir.

434,00 ₺ 620,00 ₺

Doğu Hilafeti’nin Toprakları İslam Fethinden Timur’a Mezopotamya, Iran Ve Türkistan
%30

Guy Le Strange

Doğu Hilafeti’nin Toprakları İslam Fethinden Timur’a Mezopotamya, Iran Ve Türkistan

Çevirmen: Adnan Eskikurt & Cengiz Tomar

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı</strong> Doğu Hilafeti’nin Toprakları, Orta Çağ İslam dünyasının tarihî coğrafyasını geniş bir zaman ve mekân ufkunda ele alan, klasikleşmiş bir başvuru eseridir. Guy le Strange tarafından 1905’te kaleme alınan bu çalışma, Irak’tan Horasan ve Afganistan’a, Anadolu’dan Hârizm ve Türkistan’a uzanan geniş coğrafyayı, erken dönem İslam fetihlerinden XV. yüzyıla kadar takip ederek tasvir eder. Eserin ayırt edici yönü, tarihî coğrafyayı yalnızca hudutlar ve yer adlarıyla sınırlamayıp, insan faaliyetleriyle iç içe geçmiş canlı bir mekân anlatısı hâline getirmesidir. Elinizdeki bu kitapta; İbn Havkal, İbn Hurdâzbih, İbn Rüste, İstahrî, İdrîsî ve Kazvînî gibi Orta Çağ coğrafyacılarının eserleri; Hâfız-ı Ebrû, Yezdî ve Ebü’l-Fidâ gibi tarihçilerin rivayetleri; İbn Cübeyr ve İbn Battûta gibi seyyahların gözlemleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Böylece İslam coğrafya geleneğinde dağınık hâlde bulunan malumat, sistematik bir bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Eserde eyaletlerin topografyası, şehir ve kasabaların konumu, tarım ve mahsuller, ticaret yolları ve emtia, yapılar ile yerleşim birimleri arasındaki mesafeler ayrıntılı biçimde ele alınır. Bölümler, Mezopotamya’dan İran’a ve Orta Asya’ya uzanan eyaletleri adım adım takip eden düzeniyle, hem karşılaştırmalı okumaya hem de müracaat amaçlı kullanıma imkân tanır. Aradan geçen zamana rağmen değerini yitirmeyen Doğu Hilafeti’nin Toprakları, Orta Çağ İslam tarihini mekân üzerinden anlamak isteyen tarihçiler, coğrafyacılar ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir kaynak olma niteliğini bugün de sürdürmektedir.

420,00 ₺ 600,00 ₺

Mektuplar 1925-1975
%30

Martin HeideggerHannah Arendt

Mektuplar 1925-1975

Çevirmen: Melek Paşalı

Kategori: Edebiyat

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Sizin öğrencim olmanız, benim sizin hocanız olmam, aramızda vuku bulanların yalnızca bir vesilesinden ibârettir. Size hiçbir zaman sahip olamayacağım. Fakat siz bundan böyle hayatıma ait olacaksınız. Hayatım da sizinle beraber büyüyecek. —Martin Heidegger Düşünce dünyasının iki dev ismi: Martin Heidegger ve Hannah Arendt. Biri varoluşçu felsefenin mimarı, diğeri totalitarizm üzerine analizleriyle tanınan bir siyaset bilimci. Ancak bu kitabın sayfaları arasında, iki büyük zihnin entelektüel düellosunu değil, aynı zamanda yarım asra yayılan sevginin hikâyesini bulacaksınız. 1925 yılında, Marburg’da genç bir öğrenci ile evli bir profesör arasında başlayan bu ilişki, Avrupa’nın en karanlık dönemlerine; Nasyonal Sosyalizmin yükselişine, savaşa ve sürgüne tanıklık eder. Arendt’in Yahudi kimliği nedeniyle Almanya’dan kaçışı ve Heidegger’in Nazi Partisi’ne katılımıyla kopma noktasına gelen bağları, yıllar sonra, affedişin ve anlamanın sınırlarını zorlayan bir mektuplaşma trafiğiyle yeniden kurulur. Mektuplar 1925-1975, felsefenin en insani hâliyle, aşkın en felsefi hâlinin birbirine karıştığı; sadakatin, ihanetin, hayranlığın ve entelektüel yoldaşlığın bir belgesidir. Bu mektuplar, düşüncenin gölgesinde yeşeren ve tarihin fırtınalarına direnen bir yakınlığın, "öteki"ne duyulan inancın öyküsüdür.

392,00 ₺ 560,00 ₺

Devrimci Mizaç Fransız Devrimi’ne Giden Yolda Paris, 1748-1789
%30

Robert Darnton

Devrimci Mizaç Fransız Devrimi’ne Giden Yolda Paris, 1748-1789

Çevirmen: Oğuzhan Şahin

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> Temmuz 1789’da Parisli bir kalabalığın Bastille’i basması küresel neticeleri olacak bir vakayı tetikledi: Monarşinin devrilmesi ve yeni bir toplumun doğuşu. Çoğu tarihçi bu vakayı ve Fransız Devrimi’ni, kriz içinde bir ekonomi, toplumsal sınıfların çatışması veya Aydınlanma ideolojisi gibi altta yatan tarihsel gelişmelerin bir sonucu olarak görür. Kültür tarihçiliğinin yaşayan en büyük isimlerinden Robert Darnton, bunların hiçbirini yadsımadan başka bir izah sunuyor: Bizzat Parislilerin, yani Devrim’in merkezindekilerin o vaka öncesinde ve sonrasında ne olup bittiğine dair düşünceleri, inançları ve zihniyetleri bu vakaya yön vermişti. Darnton, “devrimci mizaç” olarak adlandırdığı şeyin tezahürünü anlamak için broşürler, kitaplar, yeraltı yayınları, şarkılar, şiirler ve halka açık performanslar üzerine yaptığı araştırmalarından yola çıkarak Paris’i bir bilgi toplumu olarak inceliyor. Şehirdeki haber ağları kafelerde, pazar yerlerinde, park banklarında ve dedikoducuların favori toplanma mekânı olan Palais-Royal’deki Krakow Ağacı’nın altında yuvalanmıştı. Darnton, felaketlerle sonuçlanan uluslararası antlaşmalardan, yolsuzluklara ve kraliyet skandallarına, hayret verici sıcak hava balonu uçuşlarından yeni bir ulus anlayışına kadar Devrim öncesindeki kırk yıla yayılan olayların, sıradan Parislilerin kolektif bilincine nasıl bir yer edindiğini gösteriyor. Haberler ve fikirler, derin eşitsizliklerle dolu toplumda yayıldıkça, Kral’ın otoritesine duyulan güven aşındı, monarşinin meşruiyeti sarsıldı ve toplumsal düzen çözülüverdi. Tarihin saklı dinamiklerini büyük devinimlerin izahı olarak kullanan Darnton, rengârenk anlatısında okurunu Paris sokaklarına götürüyor. Devrimci Mizaç, Fransız Devrimi’ne Giden Yolda Paris, 1748-1789 Parislilerin zihniyet dünyasını ve Devrim’e giden o yıllarda bir halkın mizacının nasıl şekillendiğini sürükleyici bir hikâyeye çeviriyor.

476,00 ₺ 680,00 ₺

Erken Modern Avrupa Tarihi Uluslararası Rekabetler (Cilt 7)
%30

Hamish Scott

Erken Modern Avrupa Tarihi Uluslararası Rekabetler (Cilt 7)

Çevirmen: Sinan Çakır

Kategori: Tarih

<strong>Arka Kapak Yazısı:</strong> VakıfBank Kültür Yayınları’nın yedi cilt hâlinde Türkçeye kazandırdığı, The Oxford Handbook of Early Modern European History, 1350-1750 serisinin bu yedinci ve son cildi, erken modern Avrupa’nın dünya ile girdiği askerî ve diplomatik rekabetleri ele alıyor. Kitap, 14. yüzyıl sonlarından 19. yüzyıl başlarına uzanan dönemi; askerî dönüşümlerin, deniz aşırı rekabetlerin, diplomatik dil, üslup ve kurumların, mali değişim ve dönüşümlerin ve büyük silahlı mücadelelerin birlikte şekillendirdiği tarihsel bir laboratuvar olarak değerlendiriyor. Uluslararası Rekabetler, erken modern Avrupa’yı tek bir merkezin hikâyesi olarak sunmuyor. Aksine, savaş meydanlarından tersanelere, sınır bölgelerinden başkentlerdeki elçilik muhitlerine kadar uzanan çok katmanlı bir rekabet alanı tanımlıyor. Kara savaşlarının ve silah teknolojilerinin dönüşümü, deniz gücünün yükselişi, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu rekabetler içinde kurucu ve tayin edici konumu, devletlerarası güç dengesi fikrinin geçirdiği evrim ve diplomasinin dâhili siyasetten ayrı bir pratik olarak ortaya çıkışı, bu cildin ana eksenlerini teşkil etmekte. Hem serinin hem de özellikle bu cildin iddiası, Avrupa tarihinin, kendi içine kapalı, tekil ve benzersiz bir gelişim çizgisinde değil, daimî temas, rekabet, uyarlanma ve yeniden tanımlanma süreçleri içinde okunması gerektiği yönünde. Bu çerçevede kitap, savaş ile devlet inşası, rekabet ile nizam arayışı, kriz ile kurumsallaşma arasındaki bağı berraklaştırırken, erken modern dönemde küresel ölçekte düşünme biçimlerinin nasıl değiştiğini resmediyor.

280,00 ₺ 400,00 ₺

E-Posta Adresiniz

Yeni çıkan kitaplar, kampanyalar ve tüm yeniliklerden haberdar edelim.

Haber Bülteni Aboneliği
Örnek: isim@example.com

Üyelik Sözleşmesi, Aydınlatma Metni'ni ve Gizlilik ve Çerez Politikası'nı okudum, anladım ve onaylıyorum.