Page 16 - VakıfBank Kültür Yayınları - Kitap Özetleri
P. 16
Batı’da ve Türkiye’de
Sergicilik Tarihi
SANAT Karşılaştırmalı Bir Analiz
Marcus Graf
Eser Adı: Batı’da ve Türkiye’de Sergicilik Tarihi
Karşılaştırmalı Bir Analiz
Yazar: Marcus Graf
Çevirmen: Emre Güler
Dizi Adı: Sanat
İlk Basım Tarihi: Ocak 2026
Sayfa Sayısı: 230
Kitap Boyutları: 12.5 cm x 19.5 cm
Arka Kapak Yazısı
Sanat ve kültürün, toplumsal eğitim ve modernleşme
için desteklenmesi hem Avrupa hem Osmanlı-Türk sergi
tarihinde büyük öneme sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu
Tanzimat döneminde, 19. yüzyıl ortasından itibaren
Batı’nın tekniği ve kültürüne uyum sağlamayı amaçlamıştır.
Türkiye ise devlet destekleri ve sergi dizileriyle ülkede
reform yapmayı, ulusal bir kültür geliştirmeyi ve gelişmiş
Batılı devletler arasında yer almayı denemiştir.
Bilimsel bir konu olarak ele alındığında sanat tarihi ve sanat
bilimi, sanatın icrasında ve algılanışında sergi mekânına
stratejik bir parça olarak önem vermek durumunda
kalmıştır. Serginin kendisi, 1980’li yıllardan itibaren giderek
artan biçimde Avrupa ve Kuzey Amerika’da kültür ve sanat
biliminin konusu hâline gelmiştir. Günümüzde bienaller ve
küratörlük mesleğinin popülerliğiyle desteklenen sergicilik
araştırmaları, bilimin önemli bir bileşenine dönüşmüştür.
Kısa Özet Toplumsal hadiselerle birlikte örülen bu kültür ortamının
çok katmanlı yapısını yansıtmaya çalışan bu eser, Osmanlı
Batı’da ve Türkiye’de Sergicilik Tarihi sanat ve kültür ve Türk sergicilik tarihinin 19. yüzyıldaki başlangıcından
tarihini, Batı ile Osmanlı-Türkiye karşılaştırmasıyla ele günümüze uzanan gelişim sürecini, Avrupa ve Kuzey
alır. Eser, sergicilik ve sergi mekânlarının modernleşme, Amerika sergicilik anlayışından nasıl farklılaştığını ve
toplumsal eğitim ve kültür politikaları bağlamında nasıl onlarla ne tür paralellikler gösterdiğini ele almaktadır.
önemli roller üstlendiğini gösterir; Osmanlı dönemi
Tanzimat’ından başlayarak Türkiye’de devlet destekli
sergi süreçlerini ve Batı’daki sergicilik anlayışıyla olan
paralelliklerini ve farklılıklarını inceler. Ayrıca 1980’lerden
itibaren bienallerin ve küratörlüğün yükselişiyle birlikte
sergiciliğin kültür-sanat biliminin önemli bir konusu haline
gelişini tartışır.
1

