Page 14 - VakıfBank Kültür Yayınları - Kitap Özetleri
P. 14

Lale Devri mi?





                TARİH








                                                                 Eser Adı: Lale Devri mi?
                                                                 Editör: Selim Karahasanoğlu

                                                                 Dizi Adı: Tarih
                                                                 İlk Basım Tarihi: Aralık 2025

                                                                 Sayfa Sayısı: 448
                                                                 Kitap Boyutları: 18 cm x 24 cm

                                                                 Arka Kapak Yazısı

                                                                 Ahmed Refik’in Lale Devri kitabı,  modern Osmanlı
                                                                 tarihçiliğinde birçok kitap, makale ve polemiğin
                                                                 kapısını açmıştı. Kâh Osmanlı Devleti’nde batılılaşmanın
                                                                 başlangıcı, kâh zevk ve sefaya düşen III. Ahmed ve damadı
                                                                 İbrahim Paşa’nın hatalı ve hedonist tasarruflarının anlatısı
                                                                 hâline gelen “lale devri” gerçekten yaşanmış mıydı?
                                                                 Birçok revizyonist çalışmanın da konusunu  teşkil eden
                                                                 bu dönem, Osmanlı tarih yazımının en köklü klişelerinden
                                                                 biridir. Erken batılılaşma  ve sefahat  arasında gidip
                                                                 gelen bu dönemin tanımı değil, bizatihi varlığı tarihsel
                                                                 bir  mesele  olarak  ele  alınmalıdır.  1718-1730  döneminin
                                                                 kültürel, siyasi, sosyal veçhelerini ele alan makalelerden
                                                                 müteşekkil bu derleme, Ahmed Refik ve onu takip eden
                                                                 tarihçilerin “edebî bir dönem icadı” yaptıklarını göstermeyi
                                                                 ve lale’nin gölgesinde kalan bir devri yeni araştırmalarla
                                                                 yeniden tanımlamayı ve anlamlandırmayı hedefliyor.
                                                                 Selim Karahasanoğlu giriş yazısında “lale devri”
                                                                 adlandırmasını  problematize  ediyor  ve  doktora
                                                                 tezinden bugüne döneme yönelik çalışmaların evrimini
                                                                 değerlendiriyor. Tülay Artan, dönemin entelektüel
                                                                 çevrelerini,  kitap koleksiyonlarını  ve zihniyet  dünyasının
                                                                 resmini, “lale devri” anlatısının merkezî simalarından
                                                                 Paris sefiri Mehmed Çelebi’nin fikir dünyasıyla ele alırken,
          Kısa Özet                                              Mehmet Yılmaz Akbulut, bu yılları askerî ve diplomatik
                                                                 açıdan bir “zevk ve sefahat çağı” değil, Avrupa’daki
          Lale Devri mi?, Osmanlı tarihinin 1718–1730 yılları    güç  dengelerine  duyarlı  diplomatik  bir  dönemeç  olarak
          arasındaki “Lale Devri” denen dönemi tarihsel bir olgu mu   yeniden konumlandırıyor. Tuğba Kara’nın devrin sembolü
          yoksa edebî bir anlatı mı olarak değerlendiren akademik   haline  gelmiş  bostanlar  üzerine  birincil  kaynaklarla
                                                                 yapılan çalışması; Şaduman Tuncer’in padişahın
          makalelerden oluşan bir derlemedir. Kitap, III. Ahmed   mesire ve kasırlar arasındaki hareketlilik alışkanlıklarını
          ve Damat İbrahim Paşa zamanında Batılılaşma, kültürel   inceleyen makalesi ise, dönemin saraydaki gündelik
          değişim ve saray yaşamına dair klişeleşmiş  “zevk ve   hayatını abartılardan arındırarak somutlaştırıyor. Ahlaki
                                                                 bir çöküş ya da yarım kalmış bir batılılaşma perspektifinin
          sefahat çağı” yorumlarını sorgular; dönemin gerçek siyasi,   yetersizliklerini vurgulayan bu makaleler Ahmed Refik’in
          sosyal ve kültürel dinamiklerini yeniden tartışmaya açar.   kitabın yayımlanmasından sonra kaleme aldığı yazıları ilk
          Ahmed Refik’in erken anlatısından başlayarak modern    kez kapsamlı biçimde gün yüzüne çıkarıyor. Kendi yarattığı
          tarihçiliğin  bu  dönemi  nasıl  şekillendirdiğini  inceler   anlatıyı birkaç yıl sonra nasıl yumuşattığı, hatta yer yer geri
                                                                 aldığı;  Fatma  Aliye  ile  girdiği  polemikler;  İbrahim  Paşa’yı
          ve “Lale Devri” kavramının tarihsel zemininin yeniden   savunma teşebbüsleri bu metinlerde “lale devrinin” ilk
          tanımlanması gerektiğini ortaya koyar.                 revizyonu olarak sunuluyor. Öte yandan Türk okuruyla ilk
                                                                 kez  buluşacak  bir  diğer  çalışma, Wilhelm  Heinz’ın  1967
                                                                 tarihli makalesi, dönemin kültür dünyasını, popülerleşmiş
                                                                 anlatının ötesine taşıyor.                        1
   9   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19